ÇOK düşünüp az konuşmak, temkinli, erdemli insanların işidir.
Araştırmadan…
Soruşturmadan…
Aslını, astarını bilip, öğrenmeden…
Salt eleştirmek…
Küçük düşürmek...
Tespit edildiği zannedilen yanlış üzerinde prim yapmak…
Yolu doğru, net ve gerçeklerle dolu bir insanın işi değildir.
Arzular mantığın, aklın önüne geçtiğinde ortaya konulacak sunum ve görüntü kabul edilebilir değildir.
Gaf yaptığınızı anlarsınız belki ama artık çok geçtir.
Demem odur ki…
Kentimizde görev yapan seçilmiş ve tayin edilmiş yöneticilerimiz var.
Amme görevi yapan, halk için düşünen ve üreten kişiler kentin menfaatleri doğrultusunda yapılan işleri takip ve denetlemek zorundalar.
Eksik ve yanlışları kamuoyunun önüne koyarken, başarılı çalışmaları da takdire sunmalısınız ki…
Konuşmalarınız…
Tespitleriniz…
Tenkit veya takdirleriniz kamu tarafından kabul edilebilir ve saygı görebilir olsun.
Ama yok, böyle olmuyor işte.
Siyaset yapıyor gözükmek için birileri çıkıyor, makam sahiplerine veryansın ediyor.
Söylenenin aslı astarı olsa söylenecek bir şey yok.
Ama konuşmaların içi boş…
Dolmuyor!
İşin aslı ortaya çıktığında, yaklaşan seçimlerde aday olmak isteğinde olan bir kimliğin portresinin çizildiğini görüyorsunuz.
Aday olmak herkesin hakkı.
Kimseye neden adaylığı düşünüyorsunuz, diyemezsiniz.
Ama aday olacağım diye boş konuşmalarla da işbaşındaki yöneticileri suçlayamaz, töhmet altında bırakamazsınız.
İnsansınız, hata yapabilirsiniz.
Hatalarınız için, ‘Beşer, şaşar’ da diyebilirsiniz.
Ama konuşmalarınızın, tespitlerinizin içini dolduramazsanız dikkate, ciddiye alınan bir kimlik olamazsınız!
Yorumlar
Kalan Karakter: