NE kadar zor değil mi?
Kadını sadece uzun saç, etek olarak tanımlayanlara…
Hatta hayatı tanımayanlara…
Zira bir kadını anlatmak için;
Önce onu tanımak,
Sonra onu anlamak…
Ve hissiyatına, yeteneklerine ve hayatı yönlendirişine dair gücüne vakıf olmak gerek.
Ancak ondan sonra bir kadını tanıdığınızı iddia edebilir, onu başkalarına tanıtabilir ve anlatabilirsiniz.
İşte bu duygularla tanıştırmak istiyorum sizlerle…
İlk karşılaşmam eşinin yanında olmuştu.
Kendinden emin, ciddi ve duruşuyla saygıyı hak eden,
‘Ben her şartta kendi ayaklarımın üzerinde durabilirim’ edasını yansıtan bir tavır sergilemişti.
Açık söyleyeyim;
Bu tür kadınlara her zaman hayranlık duymuşumdur.
Ait oldukları toplumun her bireyine kendilerini kabul ettirir ve saydırırlar.
Duyguların Derya’sında bulmuşlardır kendilerini…
Asla tek kişi olarak göremezsiniz onu karşınızda…
Çok kişilikli değil, çok kişidir kadının böylesi.
İşinin efendisi,
Erkeğinin güvencesi ve yönlendiricisidir.
İlk izlenimlerimdi bunlar ve yanılmadım.
Eş olarak girdiği aile ortamında, ahşap tozlarının içinde yoğrulduğunu, yorulduğunu gördüm.
Şaşırdım mı?
Hayır!
Çünkü bu tür kadınlar asla zayıflığa teslim olmazlar.
Karşılarındaki güçlük ne olursa olsun,
O güçlüğü, zamanla zamana esir ederler.
Öğrenirler, öğrendikçe heybetlenir, güçlenirler.
Yanlışlık ve zayıflıkların onların adresine uğradığını asla göremezsiniz.
Hem işinin, hem eşinin Derya’sıdır onlar…
İsyankârdırlar.
Ama haksızlığa…
Sevgi dolu bir yüreğe sahiptirler.
Ama hak edene…
Tüm bu sözleri de hak ettiğini düşünerek yazıyorum.
Geçen gün nereden esti bilmiyorum, ziyaretine gittim.
Dedi ki;
Birkaç gün önce eşimle sizi konuşuyorduk.
‘Buraya bir gelse, rica etsem,
Beni kendi düşüncesiyle bir ifade etse.’
Birkaç cümle söyledim, kısadan kısa.
Ama yetmedi!
İşte o nedenle,
Bir bukle sunmak istedim.
Ona dair düşüncelerimden.
Umarım haksızlık,
Umarım eksik etmedim.
BİRAZ ACELE OLDU BİRAZ EKSİK OLDU BELKİ AMA SEVGİ DOLU BİR YÜREĞE DOKUNURSA YAZDIKLARIM NE MUTLU BANA…
N.S.
Yorumlar
Kalan Karakter: