YERYÜZÜ bir yaşam merkezi…
O merkezde insanlar ne kadar olduğunu bilmedikleri ömürlerini güzelleştirmek, daha da yaşanabilir kılmak için savaşıyorlar adeta…
Kimi mal, mülk.
Kimi daha çok zenginlik.
Kimi daha çok saygınlık ve itibar…
Kim arzuladığının ne kadarını elde ediyor bilmiyorum ama sonuç hiç fark etmiyor.
Gün geldiğinde zengin de ölüyor.
Fakir de!
Bunu çok kereler yazdım ama 6 metre kaput bezinin dışında başka bir şey götürebilen yok toprağın altına…
Ve insanoğlu Hak'ka yürüdüğünde birbirinden hiç farkı kalmıyor.
Çünkü orada zenginlik veya fakirlik diye bir şey kalmıyor.
Geçenlerde sosyal medyada dinlediğim bir paylaşımın bu anlamda yazdıklarımı çok desteklediğimi düşünerek paylaşıyorum sizlerle…
'Biri zengin, biri fakir iki arkadaş bir gün beraberce yola çıkmışlar.
Uzunmuş yolları…
Bir hayli yürüdükten sonra yorulduklarını farkedip, gölgelik bir yere çökmüşler.
Yanlarındaki azıkla biraz açlıklarını giderdikten sonra fakir olanın içi geçmiş, ağacın gölgesinde uyuyuvermiş.
Ne kadar uyduğunu bilemiyor tabi ama zengin arkadaşının sertçe dürtmesiyle yerinden sıçrayıvermiş ve arkadaşına yüksek sesle;
Beni neden uyandırdın. Ne güzel bir rüya görüyordum.
Rüyamda her şeyim vardı. Bolluk içinde yüzüyordum. İş mi yani senin yaptığın" diyerek devam eder;
"Ben fakirdim, uykumda zengin oldum. Sen uyandırınca hiçbir şeyim kalmadı.
Sende ölüp, uykuya dalına hiçbir şeyin kalmayacak!..
Birbirimizden farkımız ne?"
Bugün fakirliğinden bunalanlar ve zenginlikle yaşayanlar için ben değil hikaye söylüyor;
Biriniz uyanınca, diğeriniz uyanmak üzere uyuyunca birbirinizden hiç farkınız kalmayacak...
Yorumlar
Kalan Karakter: