NEDİR bu kaynak diye sormaya gerek var mı?..
Elbette, ‘Su’..
Dünya var oldu olalı, insanoğlu suya ihtiyaç hissetmiş.
İlk olarak elini, yüzünü mü yıkadı bilemem tabi.
Ama suyun her şekilde bir ihtiyaç olduğunu, susadığında bu eşsiz kaynağın tadına bakıp anlamıştır herhalde..
İlk çağlarda böyle arıtılmış, rafine edilmiş sular içilmiyordu elbette..
Dünyanın o çağlarda bu denli kirletilmiş olduğunu da düşünemeyiz ama!.
Denizler, nehirler, kaynaklar billur gibi berrak ve temizdi desek yanlış olur muydu sizce?..
Zamanla suyu nasıl kullanacağını buldu insan nesli..
Temiz kaplara doldurup, sakladı.
İhtiyaç hissettiğinde de tüketti.
Zaman geçip, nüfus çoğalınca suya ihtiyaçta aynı oranda arttı.
Kuyular açtılar önce.
O kuyularda dinlendirdikleri suları bir çark vasıtasıyla yukarı çekip, ihtiyaçlarını giderdiler..
Nesil değiştikçe zekâsını da kullandı insanoğlu.
Baktılar ki su, evrenin en büyük gücü, o güçten istifade etme yolunu seçtiler.
Değirmenleri çevirdiler.
Silolar yaptılar.
An geldi, efsane hikayeler konu oldu hayat kaynağı.
Hikaye odur ki,
Ferhat, Sultan'a haber salarak Şirin'i istetir.
Sultan, kız kardeşini vermek istemez.
Ferhat'ı oyalamak için Elma Dağı'nı delip şehre su getirmesini şart koşar.
Ferhat ve şirin bir hikaye efsane .
Bu yapılan kanal M.S 100. Yılda roma döneminde yapılmış Amasya’nın su ihtiyacını karşılamak amacı ile yapılmış kanal olduğu rivayet edilse de, çağ geliştikçe günün insanları suyu bir yerden bir başka yere nasıl getirecekleri konusunda bu hikâyeden etkilenmiş olmalılar.
Bakın çok uzağa gitmeye gerek yok.
Samsun’un su ihtiyacı 60’lı yıllarda açılan kuyulardan kentin muhtelif yerlerine tesis edilen su depoları vasıtasıyla karşılanıyordu.
Yıllar sonra belediye-DSİ işbirliği ile Çakmak Barajı’ndan Samsun’a kadar projelendirilen İshale Hattı ile kent su ihtiyacını o gün, bugün karşılamakta..
Ama şehir yıllar önce olduğu gibi yüzünü limana dönen bir çanaktan ibaret kalmadı.
Özellikle Doğu-Batı istikametinde gelişip, Atakum’u kucakladı.
Bugün 1.5 milyon insan yaşıyor bu kentte.
Herkes musluğunu açtığında akan suyu biliyor de,
Bu suyun hikâyesini, kendisine nasıl ulaştığını eminim ki bilmiyor.
‘Su’, gelecekte dünya savaşlarına neden olabilecek bir kaynak.
Kıymetini iyi bilmek gerek diyeceğim de,
İnanıyorum ki, bu kıymet çoğu bedende can bulmuyor.
Ama birilerinin onların yerine düşünüp, Samsun’un su ihtiyacını geleceğe sorunsuz taşıması gerekiyor.

Dün haberlere konu olan Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin, ‘1 Milyar 150 Milyon Liralık yatırımla Samsun’un günlük içme suyu arıtma kapasitesi 200 bin metreküpe ulaştırılacak haberi’ bu ihtiyaca yönelik yatırımı müjdeliyor..
Hayatımızın vazgeçilemeyecek ihtiyacı olan su kaynakları hızla tükenirken yapılanların değerini iyi algılamamız gerekir diye düşündüm.
Umarım sonsuz olmayan ve hayatımızın vazgeçilmez kaynağı olan suyu tüketirken artık bir kere değil, birkaç kere düşünürüz..
Yorumlar
Kalan Karakter: