SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI'nın toplum hayatında çok önemli yeri var.
Hangi dalda olursa olsun ihtisas sahibi bireylerden oluşuyorlar.
Kendi mesleki dallarında toplumu eğitici çalışmalar yapıyorlar.
Toplumsal ve yapısal eksiklikler ve önlemleri konusunda halkı uyarıyorlar.
En azından kendi ihtisas konularında öncülük ve önderlik yapıyorlar.
Bunun içinde kendi içlerinde mesleki çalışmalara ve eğitimlere önem veriyorlar.
Bu çalışmaların semeresini ve faydasını da toplum yaşıyor ve görüyor.
Saydıklarım bilimsel ve ihtisası çalışmayı ilke edinmiş sivil toplum kuruluşlarının görünen yüzü…
Görünen yüzü diyorum, zira günümüzde sivil toplum kuruluşları genele yakın olarak siyasileştiler.
Kendi örgütsel çalışmaları bir kenara bırakıp, sempatizanı oldukları siyasi görüşlerin yaptırım ve düşüncelerinin gelişmesi peşine düştüler.
Biz buna siyasallaşma diyoruz...
Kabul edilebilir, onay verilebilir bir tarafı yok bu değişim ve tavrın…
Cumartesi-Pazar günü yapılan ve benim de üyesi olduğum İnşaat Mühendisleri Odası Genel Kurulu'nu da bu gözle izleyip, takip ettim.
Gerek kendi meslektaşlarım, gerekse davetli sivil toplum kuruluşu, sendika ve siyasi parti il başkanları kendi iştigal alanlarında konuşmayı tercih ettiler.
Daha doğrusu sivil toplum siyaseti ve bu anlamda izahat ve konuşmayı erbabına, siyasilere bıraktılar.
Bu, Samsun adına olumlu bir gelişme ve güzellikti.
Samsun İnşaat Mühendisleri Odası başkan ve yönetimi ile bireylerinin kendi mesleki ihtisasları anlamında bilgi, tavsiye ve eğitim vermeleri dışında olağan ne olabilirdi ki?
İktidarın mesleki bilgilerinin emrettiği alanlarda yaptıkları yanlışlara, elbette doğru tavsiyelerle giriş yapabilirler.
Elbette, halkı geleceğe hazırlayacak hayati bilgi ve önlemleri paylaşabilirler.
Ama sırf iktidara, ya da muhalefete şirin gözükmek için onlara şakşakçılık yapmamalılar.
Doğrusu bu değil.
Etik te değil!
O nedenle, seçildikten sonra ilk beyanatını deprem kuşağında yer alan ilimizdeki yapıların ayakta durabilmesine neden olanın fay hatlarının değil, depreme dayanıksız yapılar olduğunu ve buna karşı alınacak acil önlemleri konu alan bir bilgilendirme yapan Şube Başkanı Hüseyin Talak'ı kutluyorum.
Bunu yaparken de, İstanbul'da seçimi kazanan iktidar yanlısı meslektaşlarımın kutlamalarını mesleki ölçülerle yapmaları gerekirken,
Sonuçlar açıklandığında tekbir sesleri ile salonu inletmelerini örnek gösteriyorum.
Herkesin bir siyasi görüşü vardır, olmalı da…
Ama ilk görevlerinin, siyaset çarklarını kendi alanlarında döndürmek için değil mesleki bilgilerinin halka ulaştırmak olduğunu hatırlamaları gerekir.
Kendi kentimde, Hüseyin Talak'ın tüm mesleki kuruluş temsilcileri tarafından örnek alınmasını ve önceliklerinin ihtisasları ile anılmak olmasını diliyorum.
İKİ BAŞKAN İKİ AÇIKLAMA
Yayınlanma :
18.02.2026 09:00
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: