ONDOKUZMAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ'ni kurulduğu günden beri takip ederim.
Çok dostlarım oldu hocalardan…
Asistanlıktan, profesörlüğe kadar yürüdüler.
Genç nesil doktorlarla tanışıyoruz artık…
Bir hakikat ki Tıp Fakültesi Hastanesi, Samsun için çok büyük şans.
Sadece Samsun içinde değil.
Yakın illerde oturan vatandaşlarımızda çözemedikleri dertlerine şifa buluyorlar.
Geçen hafta PET çekimi için gittiğimde Adana'dan gelmiş hasta ile bile tanıştım.
Ne kadar önemli biliyor musunuz, böylesi bir hastaneye ve hekimlere sahip olmak.
2000'li yılların hemen başında TV programları yaparken birçok dalda ve ameliyatta bulundum.
Bunlardan birisi, geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz değerli dostum Prof. Dr. Ömer İyigün idi.
Bir kadın hastaya yaptığı beyin ameliyatının tüm safhalarıyla çekimini yapmış, yapımcısı olduğum programda Samsun'daki izleyicilerimle paylaşmıştım.
Onun gibi daha neler…
Ameliyat kuyruğunda bekleyen onlarca hasta…
Biri çıkıp, diğeri giriyor ameliyata…
Ameliyathane sayısını unuttum ama sanırım 10'nun üzerindedir.
Her ameliyat ekibinde bir hoca,
Asistanlar…
Sağlık personeli hemşireler…
Anestesi uzmanları…
Belki de bunların birer yedeği.
Yani Tıp Fakültesi Hastanesi'nde bir ameliyat yapılacaksa herhangi bir tıp personeli zaafını yaşamak mümkün değil, olmamalı da…
Bunu neden söylüyorum;
Bir anestezi uzmanı mobing yüzünden işi bırakmış da 500'ün üzerinde acil ameliyat bekleyen hasta üç aydır bekliyormuş!
Yani, bir anestezi uzmanı yüzünden sanki Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ameliyat yapılamıyor!
Ne uzamanmış arkadaş!
Yav Allah aşkına, olur mu böyle bir şey!
Koca hastanede bir kişi yüzünden bu kadar hasta mağdur olur mu?
Bu söylemi neden yaymışlar bilemem ama yayanların ya, tıp gerçeklerinden haberleri yok!
Ya da Tıp Fakültesi Hastanesi'nin imkanlarının büyüklüğünden…
İşin gerçeğini hastane yönetimi elbette kamuoyuna doyurucu bir şekilde açıklar ama böylesi gurur vesilesi bir kuruluşu zaafa uğratma çabası hiç mi, hiç yakışık almaz!
Yorumlar
Kalan Karakter: