SHERATON HOTEL için günler önce ben fikrimi yazdım.
Bu başkalarının fikrine karşı durmak değil…
Aklıselimin geçerlilik kazanması içindi.
Yeri gelince herkes;
‘Samsun’da şu yok, bu yok’ diye veryansın ediyor.
Bu kenti kime sorsam, ‘Turizm Kenti’ diyor.
Turizm kentine ne lazım beyler?
Önce onu, o vasfa sokacak özellikler.
Kentin gezilmesi, görülmesi gereken yerlerinin belirlenerek yurt genelinde tanıtılması.
Tanıtımlardan sonra düzenlenecek etkinliklere içerisinde yer alınmadı.
Hem siyasetin…
Hem bürokrasinin bu çabanın içinde ve baş mimarı olması…
Bunlar zaten yokta, biz elimizde var olanı da heder etme uğraşı içerisindeyiz.
Mimarlar Odası’ndaki arkadaşlarımızın birçok serzeniş ve şikayetine yürekten katıldım bugüne dek.
Çoğunda haklıydılar.
Ya da hak hukuk gözetmeksizin hukukun yanında yer aldılar.
Hukukun verdiği kararların çoğuna itibar edilmedi bu ülkede.
Anayasa Mahkemesi Kararları’na bile yerel mahkemeler sırtlarını döndüler.
Bunun doğru bir davranış olduğunu söylemiyorum ama bazı şeyleri, özellikle bu kente değer katan ögeleri, bir inatlaşma vesilesi haline getirmemek lazım.
Geçenlerde haberlerde yer alan Sheraton’a kapatma kararı yazısını okuduğumda da yazdım.
Sheraton kapatılmaz!
Hatta kapatılmamalı, dedim.
Otel yapıldığı günlerde güce yakın duranların es geçtiklerine şimdilerde efelik taslamaları sadece egolarını tatmin eder.
Onların arzuladığı kararlar bu ülkede alınmaz.
Aldırmazlar!
Şimdi İlkadım Belediyesi’ne otelin mühürlenmesi için baskı yapılıyormuş.
Bunun için bir yazı yazılmış.
Bu yazının tanımlanmasına da, ‘Sheraton’a bir şok daha!’ denilmiş.
Üzülerek söylüyorum, ‘Şok, mok olmaz!’
Olmamalı da…
Bu kente bundan böyle kimsenin bir beş yıldızlı yatırım yapmayacağı hiç aklınıza gelmiyor mu?
Meseleye biraz bardağın dolu tarafından bakın ve yapılmış bir yatırımı didiklemekten vazgeçin.
Yorumlar
Kalan Karakter: