SONSUZ nimetlerle dolu ve insanlığa sunulmuş bir dünyada yaşıyoruz..
İli, dini, rengi, ırkı birbirinden farklı milyarlarca insan işgal ediyor yeryüzünü..
Bir çoğumuz birbirimizden habersiz tüketip ömrümüzü ait olduğumuz yere gidiyoruz..
Herkesin mutlu olduğunu, mutlu yaşadığını söylemek mümkün mü?..
Kimimiz zengin.
Kimimiz fakir..
Kimimiz öksüz.
Kimimiz yetim..
Kimimiz sığamadan kabına taşıyor tüm dünya nimetlerine.
Kimimiz küçücük penceremizden gördüklerimizle yetiniyor, yutkunuyoruz..
Sonuç değişmiyor ama..
Kader aynı tüm insanlık için.
Önemli olan o yaşanmış kaderin ardından bıraktıklarınız.
Ne kadar sevdiniz?.
Ne kadar sevildiniz.
Ekmeğinizi kimlerle paylaştınız.
Kimlere yardım eli uzattınız.
Ya da, ne kadardı küçümseyerek baktıklarınız.
Birde hor gördükleriniz.
Onun ötesinde zulüm ettikleriniz.
İşte tam da burada bir şeyi unuttunuz;
Bu dünya kimselere kalmıyor ki?..
Dünyada edindiklerinizi yanınızda götüremiyorsunuz ki!.
Onlara Cenab-ı Allah;
“ Kimseler zulüm etmeyin” diyor.
Edenlerin de yanına kar kalmıyor çünkü..
Bir mesajda gönderiyor kutsal kitabında Yaradan.
Tabi anlayana.
Anlayıp, zulüm etmekten vazgeçeceklere.
Yunus Suresi 44. Ayet’te;
“Allah insanlara zerre kadar zulmetmez, haksızlık etmez.
Fakat insanlar birbirlerine zulmediyorlar, kendilerine yazık ediyorlar” diyor..
İyi bilinmeli ki;
Bu dünyada zulüm eden, aslında kendine eder.
Yaşanabilir bir dünya;
‘ İnsanların zulümden kaçınarak, sevgilerini ve hatta her şeylerini paylaştıkları ve beraber yaşadıkları insanlar için yaşamayı kolaylaştırdıkları yerdir.’
Sevmekten, sevgiyi özümsemekten yana olun.
Bir parça sevginin ve onu başkalarıyla paylaşmanın kimseye zararı olmamıştır..
İyi pazarlar.
Sevgiyle kalın….
Yorumlar
Kalan Karakter: