Yalanım varsa taş olayım. Ben de sosyal medyada gördüm. Balıkçının biri, sattığı balıkların kafa kısmını tezgahına koymuş, kilosu 130 TL'den satıyordu.
Kedilerin nasibi olan balık kafası, artık dar gelirlinin, emeklinin, asgari ücretlinin adeta lüks gıda tüketimi hâline gelmiş.
İnternet alışveriş sitelerine bakarken denk geldim. Kuzu kemiğini de ambalajda satışa koymuşlar. Et falan değil ha eskiden dört ayaklı dostlarımıza kaynatır verirdik ya işte o kemikler. 'Kuzu çorbalık kemik' olarak 95 TL'den onu da vatandaşa satıyorlar.
Televizyonda haberleri izliyorum; PTT emeklisi bir vatandaş konuşuyor, “24 senelik emekliyim, bir yerde çay içmeye korkuyorum. Artık ayaklar, dizler dayanmıyor. Lokantaların önünden geçerken dönerin kokusunu alıyoruz, gözümüz kalıyor” diyor.
Onun peşinden emekli bir öğretmene mikrofon tutuyorlar. O da adeta ateş püskürüyor: "Okul oku, dediler, okul da okudum. Emekli öğretmen olarak şu an bir yeşil biberi bile alacak param yok!"
Bütün bu tablo ortadayken, TÜİK şubat ayı enflasyon rakamlarını da açıkladı. Buna göre enflasyon şubatta yüzde 2.27 artmış. Ocak ayından ise bu rakam yüzde 5.03'tü.
TÜİK verilerine göre şubatta yıllık enflasyon da yüzde 39,05 ile uzun bir aradan sonra yüzde 40'ın altına gerilemiş görünüyor.
Halbuki bir gün önce ENAG enflasyon oranını yüzde 79,51 olarak hesaplandığını duyurmuştu. Aradaki makas oldukça açılmış.
Elbette biz TÜİK enflasyonuna göre hesaplarımızı yapıyoruz. TÜİK'in şubat ayı enflasyon rakamlarının belli olmasının ardından çalışanların maaş ve ücretlerindeki erime de belli oldu.
Örneğin yüzde 11.54 enflasyon farkı alan memur ve memur emeklilerinin iki ayda yüzde 7.41'i, yüzde 15,75 enflasyon farkı SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aldığı ücretin yüzde 7.41’i gitti.
En düşük emekli aylığı ise 14 bin 469 TL olarak belirlenmişti. Yine iki ayda emekli aylığında artışın 1.072 TL'si enflasyon ile eridi ve değeri 13.396 TL'ye düştü.
Gelelim asgari ücrete. Asgari ücret bildiğiniz gibi 22 bin 104 TL idi. Şubat sonu itibari ile satın alma değeri 1.637 TL düştü, 20 bin 466 TL değerine düştü.
Sonuç olarak enflasyon, ekonominin kötü yönetiminden doğar. Her ne kadar merkez bankaları ve finansçılar, “paraya dairdir” dese de insan faktörü bu işte son derece etkindir.
Bu nedenle her ne kadar ‘enflasyon düşüyor’ denilse de, eğer halk “fiyatlar daha da artacak” algısında ise ve yönetime güvenmiyorsa, enflasyon ne yaparsanız yapın düşmez.
Sizce halk enflasyonun düştüğüne inanıyor mu?
NOT ETTİKLERİM:
*Maliyeti yüksek TL ticari kredi faizine göre çok daha uygun olan yabancı para kredilerde gelen büyüme sınırları banka ve şirketlerin iştahını kesemedi. Yılbaşından bu yana yüzde 4.3 büyüyen yabancı para kredide aylık büyüme sınırı yüzde 0,5’e çekilirken uzmanlar tahvil ihraçlarının artacağını vurguluyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Hazine destekli kefalet sistemi kapsamında 50 milyar TL kredi hacmi oluşturuyoruz” açıklamasını yaptı.Şimşek, yeni destek paketinin 15 gün içinde devreye alınacağını bildirdi.
*Geçen yıl 11 ay boyunca gerileyen teşvikler Aralık’ta yüzde 100 artarak 284,1 milyar liraya ulaştı. 2024’ün tamamında ise teşvikli yatırımlar yüzde 23,2 azalarak 1,2 trilyon liraya geriledi. Teşviklerin bölgesel farklılığı gideremediği de ortaya çıktı.
***
İşte şimdi HASRETİNLE YANAR GÖNÜL...
Işıklar içinde uyu büyük usta..
Güle güle Edip Akbayram!
Yorumlar
Kalan Karakter: