İnsan olan, insanlıktan nasibi alan herkes, her toplum, her insan İsrail'in Gazze'de yaptıklarıyla uluslararası hukuku ihlal ettiğini, sınırları aştığını, uluslararası hukuku hiçe saydığını bilir, söyler ve isyan eder.
Evet, doğrusu da bu zaten; İsrail kesinlikle bütün dünya biliyor ki Gazze'de soykırım yapıyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından açılan davayı ben de takip ediyorum.
Aralarında Avrupa Birliği ülkelerinin de bulunduğu pek çok ülke Güney Afrika Cumhuriyeti'nin yanında davaya taraf durumda.
Biz nedense taraf değildik 4 aydır ama nihayet olduk. Böylece Türkiye, soykırımcı İsrail'e karşı Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) açılan davaya müdahil olan çoğunluğu Müslüman ilk ülke oldu.
Mahkeme Türkiye'nin davaya müdahil olma talebini kabul eder mi, onu kestirebilmek şu anda biraz zor. Çünkü Türkiye daha doğrusu mevcut iktidar, Hamas'ın "özgürlük mücadelesi verdiğini" savunuyor.
Hamas'ın bu mahkemeyle ilgisi ne derseniz; Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İngiliz Savcısı Kerim Han, hem İsrail tarafının, hem de Hamas'ın "savaş suçu" işlediklerini gerekçe göstererek, her iki taraftan toplam beş kişi için "tutuklama kararı çıkartılmasını" istedi.
Savcı Han'ın tutuklanmasını istediği kişiler, İsrail Başbakanı Netenyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hamas'ın Gazze'de olduğu düşünülen iki liderinden Yahya Sinvar ve askeri kanadın komutanı Muhammed Diab İbrahim El Masri ile Katar'da ikamet eden Hamas'ın siyasi lideri İsmail Haniye.
İşte Türkiye için durum burada karışıyor. Çünkü Türkiye, Hamas ile ilgili 'terör' iddialarını hiçbir zaman ağzına almadığı ve dediğim gibi 'özgürlük mücadelesi' gibi bir savunma yaptı.
Türkiye'nin bu talebi kabul edilir mi edilmez mi bilmiyorum ama Savcı'nın bu adımı ile birlikte artık karar, Uluslararası Ceza Mahkemesi hakimlerinin elinde.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin dava öncesi talepleri inceleyen üç hakimi, Savcı'nın suçlamaları ve ortaya koyduğu delilleri inceleyerek kararını verecek.
Benim tahminim bu 5 kişi hakkında mahkemenin tutuklama kararı alacağı yönünde.
Öyle ya da böyle aylardır Gazze'de soykırım yapan Netanyahu ve ortağı, 'soykırım' suçundan kesinlikle yargılanacaklar. Masum çocukların celladı olan bu adamın yargılanmaması ve ceza almaması, insanlığın vicdanını kanatır!
Aha bu köşeye yazıyorum Netenyahu; kesinlikle YARGILANACAKSIN!
***
Dış politikada durum böyleyken, Türkiye'nin ekonomik durumunda Hazine’nin, sıkı para politikasının etkisiyle iç borçlanma maliyetinde yükseliş sürüyor. Hazine'nin borç servisinde ödediği faizde de artış yaşanıyor. Hazine yılın ilk dört ayında iç borç servisinde 321.6 milyar lira faiz ödemesi yaparken, dış borç servisinin de ortalama yüzde 71’i faiz ödemesi oldu.
***
Bu arada Türkiye’de işsizlikteki gerilemeye karşılık, sosyal güvenlik sistemindeki mali dengesizlik bütçeye yük artışını sürdürüyor. Enflasyonun da etkisiyle 2024’te ilk kez, devlet katkısı, açık finansmanı, prim karşılığı olmayan ödemeler için verilen görevler gibi çeşitli nedenlerle bütçeden SGK’ya aktarılan tutarlar 2 trilyona doğru ilerliyor.
***
Yüksek enflasyonun satın alma gücünü zayıflattı. Bunun yanında talebi baskılayan politikaların etkisiyle, iç tüketimde daralma başladı. Bu kez de daralmanın hızlandığını belirten patronlar isyan etti. Sektör temsilcileri, maliyetleri ve finansmanı yönetemez noktaya geldiklerini söylüyorlar.
***
TÜRSES'in yaptığı araştırmaya göre sağlık sorunları ve satın alma güçlüğü ile beraber 45 yaş üstü vatandaşlar, tüketimlerini kısmaya başladılar ve sosyal alandan çekildiler. Buna rağmen 16-35 yaş grubunda günlük harcama kapasitesi 250 TL ve kafelere gitmeye devam ediyorlar. Turizmde ise gelen turist sayısında bir artış olsa da, restoran harcamalarının düşük kaldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: