Enflasyon…
"Faiz sebep enflasyon sonuç" denilerek politika faizinin yüzde 8'lere kadar düşürülmesiyle patlayan ve 4 yıla yakın bir süredir fakirleştikçe fakirleşmemize neden olan, hayatımızı zindana çeviren BİR lanet.
Bu enflasyonu düşürmek kimin işi. Tabii ki hükümetin işi.
En çok da Hazine ve Maliye Bakanı’nın…
Merkez Bankası ayağı da var elbette. MB'nin odaklandığı konu da enflasyonu önlemek.
Şimdi bakalım:
Bakan Mehmet Şimşek'in ve Merkez Bankası’nın yeni yönetiminin göreve geldiği Haziran 2023 tarihinden bu tarafa 2 yılı aşkın süre geçti.
Ne oldu, enflasyon düştü mü?
Hayır.
Nitekim geçen yılki 2025-2026 Orta Vadeli Plan'da, 2025 yılı için yüzde 17,5 olarak öngörülen enflasyon oranı bu yıl ki OVP ile yüzde 28,5’a yükseltildi.
Yani enflasyon 11 puan ya da yüzde olarak 63 artmış durumda.
Aynı şekilde geçen yılki tahminde 2026 yılı enflasyonu yüzde 9,7 öngörülürken bu yıl yukarı yönlü revize edilerek yüzde 16 olarak hesaplanmış.
Bu durumda eylül ayında bile 2025 yılsonu hedefinin tutturulması zor görünüyor.
Faiz giderlerinde da durum çok daha kötüye gidiyor.
Borçlanma durdurulamıyor çünkü. Borç deyince aklınıza faiz gelsin. Faizsiz borç alabilen var mı? Borçlanma artınca, yüksek faizler de bütçedeki yükümüzü aşırı artırıyor.
Rakamlara bakın ne demek istediğimi anlarsanız.
Şöyle ki; 2024 faiz giderleri 1,3 trilyon lira iken 2025 yılında faiz ödeneği yüzde 50 artış ile 1 trilyon 950 milyar liraya çıkarılmış.
Bu tutar da yetmemiş, 100 milyar lira yukarı doğru revizyon ile 2 trilyon 53 milyar liraya yükseltilmiş.
2026 yılı faiz yükü de yüzde 40,6 artış ile 2 trilyon 742 milyar lira olarak öngörülmüş.
Ancak 2027 yılı faiz tahmini oldukça düşük tutulmuş ki şimdiden zamanı geldiğinde bu tahminin değişeceğini söyleyebiliriz.
Öte yandan faiz giderlerinin bütçe giderleri içerisindeki payı da artmaya devam ediyor, 2025 faiz giderlerinin payı yüzde 13,2 iken 2026 yılında yüzde 14,5 olarak tahmin ediliyor.
Hani önümüzdeki yıllar için pespembe bir tablo çiziyorlar ya, bu masallara hala inanan var mı bilmiyorum.
Çünkü bu yeni orta vadeli programın da öncekilerden önemli bir farkı yok.
Aynı ifadeler, aynı yaklaşımlar, aynı vaatler...
Değişen ne, yalnızca sayılar ve oranlar…
***
Kabuklu fındığın kilosu 320 lirayı gördü.
Toprak Mahsulleri Ofisi, 5 Ağustos’ta Giresun kalite fındık alım fiyatını kilo başına 200 lira, Levant kalite fındık için 195 lira açıklamıştı. Piyasada, 9 Eylül itibariyle kabuklu fındığın kilosu 320 liraya çıktı. Fiyat artışının en önemli nedeni, Nisan’da yaşanan zirai don nedeniyle üretimin tahmin edilenden çok daha az olması ve üreticinin fındık satmaması.
***
Gram altından tarihi rekor, 5 bine dayandı.1 gram altın 4 bin 913 TL’den işlem görüyor. Bu yıl tarihinde ilk kez asgari ücreti geçen Cumhuriyet altını da, 32 bin TL'yi aşarak rekor tazeledi. Bu arada Cumhuriyet altını 32 bin 800 TL ama asgari ücret 22 bin 104 TL.
Değişen sadece rakamlar
Yayınlanma :
11.09.2025 08:01
Güncelleme
: 11.09.2025 08:01
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: