Bu ülkede borçlu olmayan vatandaş var mı bilmiyorum. Tabii yüksek gelir skalasında yer alan yüzde 5'lik ve onlara yakın yüzde 15'lik kesimden bahsetmiyorum elbette.
İşçi, memur, dar gelirli, kaldıysa orta gelirli vatandaşlarımız ve emekliler konumuzun ana kahramanları tabii ki…
Evet, hepimiz bankalara borçluyuz. Kimimiz bir şekilde bu borçları çevirmeye çalışıyoruz, kimimiz icralık bile olmuş durumdayız.
Ama sadece biz değil kamu da yani devlet de borçlu durumda…
Bakın aşağıda yazacaklarım en yeni rakamlar. Hazine'nin resmi rakamlarına göre 2025’te her gün 10,7 milyar lira borçlanma yapılmış.
Toplamda ise Türkiye hazinesi 3,9 trilyon lira borçlanmış. Bu borcun 3 trilyon lirası iç borç niteliğinde.
Bu tutar, tarihsel olarak rekor borçlanmayı ifade ediyor. Bir başka anlatımla 2025 yılında her gün 10,7 milyar lira, saatte 445 milyon lira borçlanma yapılmış.
Asıl dikkatinizi çekmek istediğim bölüm ise şurası:
2025’te gerçekleşen anapara ödemesi 1,4 trilyon lira iken, faizi yaklaşık 2 trilyon lira olmuş.
Daha vahim olan iç borç servisinde ödemelerin üçte biri anapara iken, üçte ikisi faiz olarak gerçekleşmiş.
Peki 2026 yılı borçlanma programı nasıl yapılmış?
2026 yılında 6 trilyon lira toplam borçlanma öngörülmüş. Bunun 3.3 trilyon lirası anapara ve kalan 2.7 trilyon lirası da faiz.
Bütün bunların genel sonucu şu:
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişten sonra 7 yılda iç borç tutarı 21,7 kat artış sergilemiş durumda.
Dış borçlar 11,4 kat artmış, TL cinsi borç stoku ise 11 kat yükselmiş.
Döviz cinsi borç stoku daha da fena. Tam tamına 14,9 kat fırlamış (dövizin son yıllarda neden TL karşısında değer kazandığının bir başka gerekçesi).
Sonuç itibariyle; durum hiç de iyiye gitmiyor. Türkiye'de kamunun borcu fren tutmuyor efendim!
***
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nu yıllarca takip etmiş bir gazeteci olarak, dün TBMM Genel Kurulu'ndaki görüntüler inanılır gibi değildi.
Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, protestolar arasında yeminlerini edebildiler.
Yemin töreni sırasında muhalefet milletvekilleri kürsüyü işgal ederken, AK Partili Osman Gökçek'in, CHP Milletvekili Mahmut Tanal'a yaptığı yumruklu saldırı da kayıtlara geçti.
CHP'lilerin Akın Gürlek'i protesto etmelerinin temelinde, Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkardıkları Ekrem İmamoğlu'nu Silivri cezaevine göndermesinin etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Her ne kadar Akın Gürlek'in atamasının anayasaya aykırı olduğu iddiası dillendirilse de sonuç olarak yemini protestolar eşliğinde güç de olsa yapabildi. Türkiye, böylesi gerginliklerle ne ekonomisini düzeltebilir ne de yatırım çekebilir.
***
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla kabinede değişikliğe gidildi. Buna göre, görevden affını isteyen ve görevden af talebi kabul edilen Yılmaz Tunç'tan boşalan Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, Ali Yerlikaya'dan boşalan İçişleri Bakanlığına Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.
Sizi bilmem ama ben Yılmaz Tunç'u, sık sık söylediği için espri konusu haline gelen, "Türkiye hukuk devletidir" cümlesiyle hatırlayacağım.
DEVLETİN BORCU FREN TUTMUYOR
Yayınlanma :
13.02.2026 09:00
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: