Siyasette sular bir türlü durulmak bilmiyor. Hele de siyasilerin transferleri ve istifalarıyla…
Hem milletvekili hem de belediye başkanlığı seçimleri özellikle partiler için, "hiç benzemez"lerin bir araya geldikleri ittifaklara sahne olmuştu.
6'lı masanın hüsranla dağılmasının ardından, milletvekili transferlerini, kurulan yeni grupları hep birlikte gördük. Yeniden Refah Partisi'nden AK Parti'ye geçenlerle başlayan transferlerde, en zararlı çıkan parti şüphesiz, Türkiye barajını bile geçemeyecek partileri TBMM'ye kendi listelerinden sokan CHP oldu.
Şimdi de belediye başkanlarının istifaları ve AK Parti'ye geçişleriyle CHP büyük bir şok yaşıyor.
Son olarak Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın olaylı istifasıyla, siyaset gündemi yeniden alevlendi. Neredeyse bir yıldır AK Parti'ye geçeceği söylenen Özarslan, "Özgür Özel bana küfretti" yaygarasıyla partisinden istifa etti.
Özgür Özel’in Mesut Özarslan’a attığı iddia edilen mesajlar neler?
"- Ben sana inandım. Şimdi sana iftira atanlara, sana hırsız diyenlere teslim oluyorsun.
- Hırsız olduğunu, şerefsiz olduğunu kabul ediyorsun.
- Anladım ki sen bir hırsızsın!
- Sen gerçek bir hırsızsın!
- Senin yerin onların yanı.
- Senin dürüst adamlarla işin yok!
- Yalaka!
- Karakterin olsaydı Mansur Yavaş’ı satmazdın.
- Yolsuz olduğunu, hırsız olduğunu, alçak olduğunu itiraf ettin.
- Elime düşeceksin.
- Acırsam namerdim.
- Bizim hırsızlarla işimiz yok.
- Seni doğuran ana senden utanır!"
Küfür olduğu iddia edilen bölümleri yazmak istemedim.
Özarslan'ın CHP'den Keçiören Belediye Başkanı olarak gösterilmesine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş aracılık etmişti. Özarslan'ın, bir televizyon kanalında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik övgüleri ve 'ülkücü' olduğunu üzerine basa basa vurgulamasıyla rotasının nere olduğunu anlamak zor değil.
Sonuç olarak ben Özgür Özel'in Özörslan'a küfür ettiğini zannetmiyorum.
Ancaaak!
CHP'ye yönelik baskıların böylesine arttığı bir ortamda adeta var olma mücadelesinin verildiği bu koşullarda, insanın sinirlerine hakim olması da çok zor.
Genel başkan bile olsan, sonuçta insansın ve genel başkanı olduğun parti varlık yokluk mücadelesi veriyor.
Bu şartlarda sakin kalabilene aşk olsun!
***
Malum, 2026 yılının ilk enflasyonu yüzde 4.84 olarak açıklandı.
Halbuki daha bir ay önce enflasyon oranı kaçtı? Yüzde 0.86.
Bu anormal farkın nedenini dünkü yazımda söylemiştim: Ocak ayına biriktirilen zamlar.
Şimdi gözler Merkez Bankası'nda…
Ocak ayı TÜFE verisinin ardından TCMB, perşembe günü yılın ilk Enflasyon Raporu’nu açıklayacak.
Durum böyle olunca, Merkez'in ocak ayındaki bu yüksek artışa ilişkin yapacağı yorum da haliyle merak ediliyor.
Daha dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, sıkı para politikasının devam edeceğini belirterek, “Disiplinli maliye politikalarımızı sürdüreceğiz. Buralarda kararlıyız ama bunlar yetmez. Bir taraftan da arz yönlü politikalarla, enflasyonla mücadelemize katkıda bulunmamız lazım. Burada 5 tane kritik alanımız var. Birincisi gıda, ikincisi sosyal konut, üçüncüsü enerji, dördüncüsü lojistik, beşincisi de insan kaynakları" dedi.
Dolayısıyla, Merkez Bankası'nın önümüzdeki toplantısında pembe değil, gerçekçi tablo çizmesini bekliyorum.
Bakalım Merkez, Enflasyon Raporu toplantısında enflasyonda yükselişin bir defalık, geçici bir olay olduğunu mu savunacak, yoksa risklerin arttığını kabul edip sıkılaşma sinyali mi verecek?
Ben şimdiden şunu söyleyeyim ki, şubat ayı enflasyonunun da ocak ayından farklı olacağını düşünmüyorum.
Ocaktaki yüksek enflasyon sonrası, şubatta da yüzde 2,5-3 arası TÜFE beklentisi ağırlıkta.
Öyleyse, iki ayda yaklaşık 7,5. Geriye kalan 10 ayda üst sınır 19'a göre bile aylık yüzde 1'i geçmeyecek artışlar lazım.
Bu durumda da Merkez Bankası, faiz indirim döngüsüne ara verecektir.
Özetle; ocak ayı enflasyonunun gıda fiyatları kaynaklı yükselmesi beklenen bir gelişmeydi. Ancak mevsimsellikten arındırılmış veriler enflasyondaki artışın gıda ile sınırlı olmadığını gösteriyor.
Gerek hizmet gerekse mal enflasyonunda ana eğilim Merkez Bankası’nın hedeflediği patikadan ciddi anlamda sapıyor. Söz konusu eğilim şubat ayında da devam ederse, enflasyon beklentilerini ve fiyatlama alışkanlıklarını bozarak dezenflasyon sürecine zarar verir.
ÖZGÜR ÖZEL KÜFÜR ETTİ Mİ?
Yayınlanma :
10.02.2026 09:05
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: