Dezenflasyon Programı…
Mehmet Şimşek'in 2023 seçimleri sonrasında Hazine ve Maliye Bakanlığı'na getirilmesinin ardından uygulamaya geçirilen ekonomi modeli.
Neden bu programa geçmiştik. Çünkü 'faiz sebep enflasyon sonuç' denilerek yüzde 8.5'lara kadar düşürülen para politika faizi enflasyonu patlatmış, doları uçurmuştu.
Dezenflasyonda amaç, enflasyonun düşürülmesiydi.
Bu programa geçilmesiyle Orta Vadeli Program da açıklandı. Orta Vadeli Programda enflasyon oranı 2024 yılı için yüzde 33, 2025 için yüzde 17,5 ve 2026 için de yüzde 16 olarak öngörülmüştü.
Ama ne oldu? 2023 haziran ayında yüzde 33,5 olan enflasyon oranı 2023 sonunda yüzde 65, 2024 sonunda yüzde 44,4, 2025 sonunda ise yüzde 31 olarak gerçekleşti.
Yani hedefler tutmadı.
Geçen hafta dezenflasyon programına artık ara verilmesi gerektiği konusunda önemli bir tavsiye geldi. Önerinin sahibi ise İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran.
Aran özetle diyor ki;
"Savaşla şekillenen mevcut konjonktür, enflasyonla mücadele programını yürütmeye imkân vermiyor. Bu ekonomi programından çıkmamız ve yeni bir ekonomi programına geçmemiz dışında nefes alınacak ya da umutlanacak bir yer görünmüyor.”
Öncelikle bir hatırlayalım; Türkiye dezenflasyon programına başladığında yani Haziran 2023'te, enflasyon yüzde 85, Merkez Bankası’nın rezervleri -60 milyar dolarda ve politika faizi yüzde 8,5 TL idi.
3 yıl sonra yani bugün ise enflasyon yüzde 30'lardan aşağı düşürülemiyor, Merkez Bankası'nın rezervi 160 milyar dolar seviyesinde, politika faizi ise şayet yarın (22 Nisan) toplanacak olan Para Politikası Kurulu değiştirmez ise yüzde 37'ydi.
Dezenflasyon programı Merkez'in kasasını evet bir miktar doldurdu doldurmasına da, hepimizin yani emeklinin, asgari ücretlinin, esnafın, işçinin, memurun, KOBİ'lerin neredeyse içinden geçti.
Alım gücümüz erimek ne kelime adeta tuzla buz oldu.
Eskiden ev araba almak için en azından hayallerimiz vardı, şimdi o bile yok. Ev sahipleriyle köşe kapmaca, fiyatları düşen ürünleri yakalayabilmek için de neredeyse market market gezer olduk.
Şimdi de ciddi bir savaş süreciyle karşı karşıyayız.
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran "konjonktür böyle bir program yürütmeye imkân vermiyor" derken ne demek istiyor, aslında oldukça anlaşılır.
Petrol fiyatları 100 doların üzerine çıkmış, Dünya ciddi bir 'enerji arzı' krizi yaşıyor. Doğal gaz fiyatları, navlun fiyatları oynak ne kelime yerinde durmuyor.
Benzin ve motorinde bir gün zam, ertesi gün indirim var. Bu durumun bir de sektörlere yansımasını düşünün.
Tarım ve gübreyi de unutmayın. Böyle bir ortamda gıda enflasyonunun önüne nasıl geçeceksiniz?
Yani tüm bunları üst üste koyduğunuzda, dört başı mamur küresel bir enflasyon canavarıyla karşı karşıyasınız.
"Böyle olunca siz enflasyonla niçin mücadele yapacaksınız?" diyor Aran…
Bence de söyledikleri tutarlı.
Ayrıca aklınızda bulunsun diye bir hatırlatma daha yapayım;
Diyelim ki, bu programa aynen devam ettik. Mevcut durumda 2026 yılının enflasyon tahmin aralığı yüzde 15-21, enflasyon hedefi ise yüzde 16'ydı.
Merkez Bankası 14 Mayıs’ta yılın ikinci enflasyon raporunu açıklayacak. Bu oranların en az 3’er puan yukarı çekilebileceği yani tahmin aralığının yüzde 18-24, enflasyon hedefinin ise de yüzde 19’a yükseltilebileceği konuşuluyor.
Çünkü zaten şu anda bile yüzde 16 enflasyon bile mümkün değil ki. İlk çeyrekte yani ocak şubat ve mart ayını içeren ilk 3 ayda, TÜİK'in hiç de inandırıcı olmayan enflasyon rakamlarıyla bile toplam enflasyon yüzde 10 oldu.
Buna göre yüzde 16 için, son dokuz ay toplamında yüzde 5,5’lik bir alan kaldı. Bu da aylık ortalama yüzde 0,6 artış demek.
Dokuz ay boyunca aylık yüzde 0,6 olur mu. Güldürmeyin insanı…
Yani özetle, 2023 Haziran ayından bu tarafa neredeyse 3 yıl geçmek üzere. Az gitmişiz, uz gitmişiz; dere tepe yol gitmişiz; bugün itibariyle enflasyonda bir arpa boyu yol almışız.
Savaş da bizim programımızı dinamitlemeye müsait!
E o zaman bu dezenflasyon programında ısrar etmenin bir anlamı var mı?
Biran önce oturun konuşun, üretimi artırmaya yönelik bir başka çözüm yolu bulun derim!
Don Kişot'luk yapmanın alemi yok!
Yorumlar
Kalan Karakter: