MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bir süredir, iktidar partisinin uygulamalarına adeta muhalefet eden bazı çıkışlarıyla dikkati çekiyor.
En belirgin olanı öğretmen atamaları ile ilgiliydi.
24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutlarken, bakanlığa seslenerek mülakat konusundaki mağduriyetlerin giderilmesini ve öğretmen atamaları için ek kontenjan açılmasını talep etti.
Bahçeli konuşmasında, "KPSS sorularına göre ilk 20 bine giren ve atanmayan, hak kazanan ama mülakatlarda elenen 1.611 öğretmen adayımızın haklarının iadesi; bu suretle ilave kontenjan tahsisinin ifası; 2024 KPSS’de yüksek başarı gösterip dereceye giren ancak kısıtlı kontenjanlar sebebiyle ataması yapılamayan öğretmen adaylarımıza ek kontenjan hakkı tanınması; 2025 Akademi Giriş Sınavı sonuçlarına göre sadece 10.000 kadro ihtiyaç edilmesinin mağduriyetlere yol açmasından mütevellit bu sayının arttırılması; ayrıca, 14 aylık akademi eğitiminin uzunluğu dikkate alındığında bu eğitim süresinin makul sınırlara çekilmesi, teklif ve temennilerimizden bir kısmıdır" çağrısı yaptı.
Bahçeli'nin bu çağrısına rağmen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ne yaptı?
Hiçbir şey.
Bakın bir iki gün önce Milli Eğitim Akademisi denilen, zaten üniversite mezunu öğrencilerin bir 14 ay daha eğitim görmelerini öngören yeni çalışmayla ilgili branş dağılımını açıkladı.
İktidarın Milli Eğitim'de kadrolaşmayı hedeflediği eleştirilerine hedef olan sistem hayata geçirilmek üzereyken, Bahçeli'nin akademilerin "kontenjanı artırın" talebine rağmen hiçbir gelişme yok. Milli Eğitim Bakanı Bahçeli'yi umursamamış bile…
Hatta Tekin daha önce de isim vermeden, 10 bin öğretmen atamasına karşın "ek kontenjan açılmasını" isteyenlerin "gerçekçi olmadığı"nı vurgulayarak, bu kişilerin öğretmenlerin gelecek hayallerini 'manipüle ettiğini' öne sürmüştü.
Böylece Sayın Bahçeli, AK Parti'den ilk golü böyle yedi.
Bütün bunları neden hatırlattım. Çünkü Bahçeli şimdi de "emekli maaşları'yla ilgili dikkat çekici bir çıkış daha yaptı.
Bahçeli, en düşük emekli maaşı alan yaklaşık 5 milyon emekli için, “Durumlarını iyileştirmek için gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız. Onları sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız” dedi.
Bu sözler gerçekten çok önemli. Çünkü Bahçeli çoook uzun bir aradan sonra ilk defa TBMM'deki muhalefet partileri ile aynı görüşü savunur bir pozisyon aldı.
Nitekim CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, bu konuda Bahçeli'ye yaptığı çağrı da emekliler için bir eşik olabilir.
Çünkü Özel, Bahçeli’nin emekli aylığı için yaptığı ‘sefalet’ tanımını hatırlatarak, “Bahçeli madem 20 bin TL emekli maaşına sefalet ücreti dedi, getirelim emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim, oyları verelim. Emekliyi de kurtaralım Meclisin itibarını da” diye konuştu.
Devlet Bahçeli şimdi muhalefetle el ele verip TBMM'nin de yıllardır açlık ve sefalete mahkum edilen emeklinin de itibarını kurtarır mı bilmiyorum ama daha önce öğretmen atamalarındaki talebi karşılanmayınca "yutkunmak" zorunda kalan Bahçeli, bu kez elini değil gövdesini taşın altına koysa iyi olur derim.
Zira, milyonlarca emeklinin gözü Bahçeli'nin üzerinde. Emekli de Bahçeli'nin bu pasını unutmaz, sandıkta iktidara "Bu da mı gol değil" der. Tıpkı bir önceki seçimde dediği gibi. Benden hatırlatması!
Yorumlar
Kalan Karakter: