Ülkece yıllardır ama yıllardır gündemimizden bir türlü düşüremediğimiz bir sorunumuz var:
Enflasyon...
Bu enflasyon denilen şeyi düşürmek için neler neler yapmıyoruz ki…
Gerçi bu konuda ne kadar samimi olunduğu, enflasyonu düşürmenin gerçekte ne kadar istendiği ayrı bir konu olsa da en azından gelmiş geçmiş bütün hükümetler bu yönde çaba harcıyorlar.
Gelin bugün, farklı bir şey düşünelim.
Mesela bu enflasyonu 'faiz sebep enflasyon sonuç' diyerek, enflasyonun yükselme eğiliminde olduğunu bile bile faizleri düşürüp, enflasyonu patlatanları unutalım.
Yani enflasyonun niye yükseldiğine de kim tarafından yükseltildiğine de bakmayalım.
Bir de üstüne üstlük enflasyonla "gerçekten" mücadele edildiğini de kabul edelim.
Ayrıca her ayın 3'ünde bir önceki ayın enflasyon rakamlarını açıkladığında memur, emekli ve diğer çalışanlara saç baş yolduran TÜİK’in hesaplamalarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı tartışmalarını bir tarafa bırakalım.
Şimdi bir bakalım enflasyon düşüyor mu?
Evet düşüyor!
Yıl sonu itibarıyla gidersek, 2022 ve 2023’te yüzde 65’e dayanan enflasyonun düştüğü çok açık.
Mesela geçen yıl yüzde 44’le kapatıldı, bu yıl sonu için de her ne kadar yüzde 24’lük bir tahmin varsa da diyelim üst bant olan yüzde 29 düzeyinde bir gerçekleşme oldu.
2022 ve 2023’teki yüzde 65’lerden, yüzde 29’lara bakıldığında, yarı yarıya bir azalma olduğunu görürüz.
Tamam peki böyle de enflasyon böylesine düştü, denetim altına alındı diye hayat pahalılığı da yok oldu mu?
Yani “enflasyon düşüyor” aslında ne demek anlayabildik mi?
Daha sade olarak anlatayım; yani efendim enflasyon düşüyor demek fiyatlar da düşüyor demek değil, fiyat artış hızı düşüyor demek.
Yani “enflasyon düşüyor” sözünü duyduğunuzda öyle fiyatların gerileyeceğini falan düşünmeyin.
Şimdi daha ileri gidelim, diyelim ki enflasyon sıfıra düşürüldü.
Tamam, bu kadar da abartma diyebilirsiniz ama yine de hadi diyelim ki oldu.
Ama bir şartla; gelirler de sabitlendi, onda da artış yok; ne maaş ve ücretliler için, ne serbest çalışanlar ve şirketler için.
Fiyatlar bugünkü düzeyinde kalacak; öte yandan ücretler de örneğin asgari ücret 22 bin, en düşük emekli aylığı yaklaşık 17 bin lira olacak.
Böyle bir durumu kabullenmek, şimdiki hayat standardından çok memnun olmak demek.
Bu tür bir sabitlemeye acaba toplumun ne kadarı onay verir?
Gerçi başka türlü bir sabitleme çok uzun zamandır uygulamada: “Ne kadar enflasyon, maaşlarda o kadar düzeltme.”
Yani bir anlamda fiyatlarla gelirler birbirine endekslenmek suretiyle sabitlenmiş durumda.
Peki bu yöntemde kim zararlı çıktı dersiniz?
Tabii ki çalışanlar, emekçiler….
Gelirlerdeki artış, fiyatlardaki artışı daha geriden izleyince enflasyon canavarı da üzerimizde tepim tepim tepiniyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: