Bugün gerçekten çok keyifliyim.
Çünkü haklarını aramak, sendika üyesi olarak kadro alabilmek için mücadeleye başlayan bir grup işçi sayesinde, binlerce işçi iş güvencesine kavuştu.
Bu işçiler, Türkiye'de faaliyet gösteren büyük marketlerden birinde hadi ismini de vereyim MİGROS'ta büyük bir kazanıma imza attılar.
Olay şu; Migros, dağıtım merkezlerinde taşeron firmalar aracılığıyla yürütülen yapıyı değiştirerek, 43 dağıtım bölgesindeki çalışanları kadrosuna aldı.
Kadroya geçen tüm çalışanlar, mevcut kazanılmış haklarının yanı sıra, Migros Grubu’ndaki yaklaşık 45 bin çalışanın yararlandığı toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sendikal haklardan da faydalanabilecek.
Gerçekten de çok önemli bir kazanım elde ettiler ama çok önemli bir gerçeği de bir kez daha gösterdi bu işçiler. Mücadele etmeden, emek verilmeden hiçbir hak elde edilemez gerçeğini…
Şu anda Samsun'da çeşitli özel kuruluşlarda, büyük fabrikalarda, OSB'lerde, özel okullarda, özel hastanelerde sendikasız bir şekilde çalışan hatta sendikalı oldukları için işlerinden atılan çok sayıda işçi var.
Hatta diğer işçiler, işten atılan bu arkadaşlarını görünce seslerini çıkaramıyorlar. Onlar da işlerini kaybetmekten korkuyorlar.
Oysa ki korkuyla bu devran yürümüyor. Hepsi toplu halde o cesurca adımı atıp, sendika üyesi olarak, haklarını arayacak cesareti bulsalar, karşılarında dağ olsa duramaz.
Birkaç gün önce Samsun'da iki yıl önce kurulan ama her fırsatta işçilerin yanında olduklarını gözlemlediğim Karadeniz İşçi Derneği üyeleri, Amasya'nın Merzifon Organize Sanayi Bölgesi'nde 200 güne yakın bir süredir grevde olan GM Teknik Cam işçilerini ziyaret etmişlerdi.
Düşünebiliyor musunuz tam 200 gün. Bu insanlara sendikaları sahip çıkmasa ekonomik olarak zor bir duruma düşecekler. Ama şu anda kar, yağmur, soğuk dinlemeden grev çadırlarında mücadelelerini sürdürüyorlar. Şu anda bekledikleri tek şey diğer sevil toplum örgütlerinin onlarla dayanışma içerisine girmesi…
Bu arada orada patronun grev kırıcılığı yaparak, faaliyetlerini sürdürdüğünü grevdeki işçiler tespit ettiler ve yargıya başvurdular. Bugün yarın mahkemenin sonucu da belli olur.
İşçilerin haklarını aramada mücadelesinde benim tarafım bir gazeteci olarak, ezilenlerin yani işçilerin yanında olmaktan geçiyor.
Ama ortadaki gerçekler, işçilerin üretimden gelen güçlerinin hala farkında olmadıklarını, birleşemediklerini ve sendikalaşmadan bile çok uzakta olduklarını ortaya koyuyor.
Oysa ki, Karl Marx, "Dünyanın bütün işçileri birleşin" derken elbette bir bildiği vardı. Bakın Migros işçilerinin durumuna. Küçük bir grup depo işçisi, mücadeleleri sayesinde binlerce işçiye kadro güvencesini kazandırdı.
Dileğim; emeğin yalansız, sömürüsüz, baskısız, insanca, masum bir uygarlık kurma düşü, umarım bir gün gerçek olur!
İşçiler birleşerek kazandı!
Yayınlanma :
28.01.2026 09:10
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: