Samsun'da geçen hafta dikkat çekici bir toplantı vardı. TOBB'un Doğu Karadeniz Bölgesi Odalar ve Borsalar Müşterek Toplantısı…
Ev sahibi de doğal olarak, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'ydı.
Toplantının ne kadarı basına açıktı bilmiyorum ama doğrusu tamamını izlemek isterdim.
Çünkü Türkiye'nin mevcut ekonomik durumuna ilişkin, oda ve borsa başkanlarının neler söylediğini duymak isterdim.
Malum; sanayici ve iş adamlarımız ekonomideki rahatsızlıkları dile getirmekten acayip bir endişe duyuyorlar. "Aman iktidarla aramız bozulmasın, kimseyi kızdırmayalım" kafasındalar çünkü.
Ama bu 'korku duvarı' yavaş yavaş yıkılıyor sanırım. Birkaç tuğla devrildi bile…
Takip edenler bilir en son 60 yıllık tekstil devi Abdullah Kiğılı artık isyan etti. Kiğılı, "Devlet tekstili gözden çıkardı. Bizi büyük bir felaket bekliyor, 6 ay sonra ürün bulamayacağız" dedi.
Kiğılı nasıl isyan etmesin, 2025’te 50'den fazla tekstil firması konkordato ilan etti, istihdam kaybının, 50 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.
Tekstil bu kadar önemli mi diye sakın sormayın. Tabi ki çok önemli. ING Araştırma’ya göre tekstildeki bu süreç, GSYH’yi yüzde 0,5 aşağı doğru çekebilecek bir potansiyele sahip.
Ama devir, batanlar batsın, kalan sağlar bizimdir devri diyorsanız o başka!
Dün sesini çıkartan patronlara enterasan bir sektör daha eklendi. Kim mi? Bu ülkede altın rekor üstüne rekor kırıyor ama altın ve mücevher sektörü meğerse zordaymış.
Türkiye Takı Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (TÜİD) Başkanı Mustafa Kamar bile, "Artık harakiri yapacak noktaya geldik. Cumhurbaşkanımızın sesimizi duyması lazım. Önlem alınması gerek" diye feryat ediyor.
Durum bildiğiniz gibi değil yani…
Biz yine TSO'daki toplantıya dönersek, toplantı sonrasında yapılan basın açıklamasında tek tek isim verilmese de oda ve borsa başkanları da aslında kendi aralarında da olsa seslerini çıkarmaya başlamışlar.
En çok talep ettikleri ise finansmana erişimin kolaylaştırılması…
Özellikle de KOBİ’ler için kredi imkanlarının genişletilmesi. Bunun yanı sıra TOBB destekli nefes kredileri ve KGF teminatlı kredilerin yaygınlaştırılması ancak limitlerin artırılması,
Geçenlerde 'ekonomi KOAH oldu" derken demek ki yanılmamışız. Baksanıza her yerde 'nefes alamıyoruz, kredi verin" çığlıkları yükseliyor.
Patronlar cephesinde durum bu. Bugünkü yazımı da çalışanlar ve emekçilerin geçim çilesini tekrar hatırlatmadan bitirmek istemiyorum.
Yine gazetelerde okudum; Bankalar artık, kirasını ödemekte zorlanan vatandaşlar için ‘kira kredisi' vermeye başlamışlar.
Artık şaşırmıyorum! İnsanlar kiralarını bile ödeyemeyecek duruma geldiler çünkü…
Benim merak ettiğim; banka kredilerini ödeyemeyen vatandaşlar için, "Kredi kredisi" ne zaman verilecek acaba?
Korkarım bu gidişle o da çok yakında başlar!
Yorumlar
Kalan Karakter: