Aylardır ekonomi yönetimince reklamı yapılıyor, yeni yapılacak vergi düzenlemesinin.
Yok zenginlerden de servetleri ölçüsünde vergi alınacakmış, yok gayrimenkul iradı yüksek olanlar da vergilerini hakkaniyetli olarak vereceklermiş, yok artık çalışan ve ücretli kesimin üzerindeki vergi yükü azaltılacakmış v.s. vs.
Ayrı bir yasa düzenlemesi değil de takip edenler bilirler, bir torba yasayla bu işi kotarmak istiyorlardı.
Son olarak AK Parti'nin MYK toplantısının gündemine getirdiler Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yani Bakan Mehmet Şimşek'in aylardır üzerinde çalıştığı teklif metnini.
O da ne!.. Teklifteki birçok düzenlemenin yasa taslağından çıkartıldığına ilişkin bilgiler kulislere sızdı bile.
Hem de en önemli maddeler ayıklanmış taslaktan.
Halbuki daha Önce tam 5 tez tadilattan geçirmişlerdi taslağı. Ben zaten bu düzenlemenin geçeceğine inanmıyordum ya, anlaşılan AK Parti'nin kurmayları 'zenginden daha fazla vergi' alınmasına hiç de sıcak bakmıyorlarmış.
Neleri çıkarmışlar taslaktan gelin bakalım: Servet vergisi mesela, o çıkarıldı. Borsa kazancı vergisi, kira stopajı gibi düzenlemeler de ayıklanmış.
Halbuki Maliye, beyana tabi geliri ile yapılan harcamalar arasında yüzde 20’nin üzerinde uyumsuzluk olan mükelleflerden özel gider bildirimi istenmesini, izah edilemeyen fark tutarlarından ise servet vergisi alınmasını talep etmişti. İşte bu düzenlemeye AK Parti'nin büyükleri 'yok canım olur mu öyle şey' deyip, metinden çıkarmışlar.
Çıkarıldığı söylenen başka bir düzenleme ise; Borsa İstanbul’da (BIST) işlem gören ve 3 yıldan kısa süreyle elde tutulan hisse senetlerinin alım satımından elde edilen kazançlardan vergi alınmasıyla ilgili.
Maliye'nin teklifinde; Borsa kazancından kesilecek verginin, hisse senetlerinin elde tutulma süresine göre, 3 aya kadar yüzde 10, 6 aya kadar yüzde 7,5, 1 yıla kadar yüzde 5, 3 yıla kadar yüzde 2,5, 3 yıl üstü için yüzde 0 olması öngörülüyordu. Ancak taslaktaki bu madde de geri çekilmiş.
Anlaşılan AK Parti'nin kurmayları gayrimenkul zengini olup da, gayrimenkullarinden kira geliri elde edenleri de üzmeye yanaşmamışlar.
Çünkü Maliye Bakanlığı'nın önerisine göre bankaya yatırılan kiradan yüzde 20 oranında vergi kesilecekti. Kirada stopaj uygulamasına geçilmesiyle devletin ev sahiplerinden 40 milyar liralık kira vergisi tahsil edeceği hesaplanıyordu. Ayrıca 1’den fazla evi olanlardan da yine fazladan vergi alınması talep ediliyordu.
Ne oldu dersiniz; her iki madde de taslaktan çıkarıldı. Öte yandan kira kontratlarının e-devlet üzerinden yapılması konusunda görüş birliğine varılsa da taslakta bu konuda da herhangi bir düzenleme yer bulmadı.
Gelirler İdaresi Başkanlığı’nın talep ettiği en kritik maddelerden biri olan ve yaklaşık 850 bin esnafı ilgilendiren basit usul vergi muafiyetinin büyükşehirlerde kaldırılarak, söz konusu esnaf için gerçek vergilendirmeye geçilmesine ilişkin teklif de taslakta yer almadı.
Böylece taksici, berber, marangoz, tesisatçı, tuhafiyeci, terzi gibi işlerle uğraşanları doğrudan etkileyecek olan madde, taslağa eklenmedi.
Bu arada EYT düzenlemesinin ardından Bağ-Kur’lu küçük esnafın prim gün sayısının, SSK’lı çalışanlarla eşitlenmesine yönelik herhangi bir madde de vergi paketinde yer almadı.
Öyle görünüyor ki; EYT’den gelen maddi yükü taşımakta zorlanan hükümet, yaklaşık 1 milyon Bağ-Kur’lunun 5 yıl erken emekli olmasının yolunu açacak olan düzenlemeye de sıcak bakmıyor.
Teklif de kalan tek dikkat çekici düzenleme ne mi? Yurt dışı çıkış harcıyla ilgili artış oranı.
Buna göre yurt dışı çıkış harcı 10 kat olarak belirlenerek, 150 TL’den 1500 TL’ye yükseltilmek üzere taslaktaki yerini aldı.
Maddenin kritik ayrıntısı ise yurt dışı çıkış harcının her yıl değerleme oranında artırılacak olması. Bu da harcın yıllar içinde katlanarak artacağı anlamını taşıyor!
Gördüğünüz gibi 'vergi reformu' diye takdim edilen tasarıdan geriye kala kala yurtdışı çıkış harcı kalmış anlaşılan.
Türkiye'de nüfusun en zengin yüzde 20’si milli gelirin yüzde 50’sini alıyor. Diğer yüzde 50’yi ise nüfusun yüzde 80’i paylaşıyor. En alt düzeyde yer alan işsizler,işçiler,memurlar,
emekliler en fazla vergiyi ödeyen kesim.
Bu vergi reformi ile belki bir şeyler değişir diye umut edenler oldu. Anlayacağınız; vergi adalet/sizliğinde her şey bildiğiniz gibi. Değişen bir şey yok. Türkiye’de gelir dağılımı adaleti olmadığı gibi, vergi adaleti de yok!
Eğer Mehmet Şimşek hazırlattırdığı torba yasaya, TBMM'de sahip çıkamazsa, zenginden servet vergisi vaveylası da, her zaman olduğu gibi gazetelerin arşivlerinde kalmaktan öteye gidemeyecek..
Bu durumda vergi yükü yine kimin sırtında kaldı, bunu da siz söyleyin bakalım!
Yorumlar
Kalan Karakter: