Türkiye gibi Samsun ekonomisi açısından da Rusya'nın önemi çok büyük.
1990'lı yıllardan bu yana, ekonomik ve ticari ilişkiler, Rusya-Türkiye ilişkilerinin lokomotifi oldu.
Türkiye ile Rusya arasındaki ‘bavul ticareti’ ikili ekonomik ilişkilerin gelişmesinde önemli bir rol oynadı.
Bavul ticareti, Perestroika döneminde başladı ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından ve neoliberal ekonomik politikaların öne çıktığı 1990’lı yıllarda öne çıktı.
İşte o yıllar, Samsun ile Rusya arasındaki ticari ilişkilerin başladığı yıllardı.
Rusya ile Türkiye arasındaki ticaret hacmindeki büyüme 2000 yılından sonra ise, Putin yönetiminde daha da belirginleşti. Rus ekonomisi toparlanmaya başladı. Türkiye'nin de 2001 yılındaki mali krizi sonrasında hızla toparlanması ve hızlı bir büyüme eğilimine girmesi sonucu daha da gelişti.
Rusya ile Samsun'un en büyük bağı ise, yapılan yatırımlarla birlikte enerji kaynaklarının Samsun'un Türkiye'ye giriş kapılarından biri durumuna gelmesiyle kuruldu.
Samsun, 2003'te açılan Mavi Akım ile birlikte Rus doğal gazının Türkiye'ye giriş ve dağıtım noktası oldu.
Mavi Akım ile Türkiye, Avrupa Birliği'nin (AB) ardından Rusya'nın en büyük doğal gaz ve petrol müşterisi konumuna geldi.
2010 yılında Samsun ile Rusya arasındaki ticari ilişkiler, 17 milyon dolar seviyesindeki ihracat rakamına kadar gelmişti.
2013 yılına gelindiğinde ise Rusya ile ticaret hacmini artırmak için lojistik sektörüne büyük önem verildi. Samsun Limanı ile Kafkas Limanı arasında demiryolu bağlantılı feribot iskelesi ve rampası tamamlandı ve deneme taşımacılığına başlandı.
Rusya’dan Orta Asya ve Orta Doğu’ya kombine yük taşımacılığının, Türkiye üzerinden gerçekleşmesini sağlayacak Samsun-Kavkaz Tren Feri hattı aynı yıl, şubat ayında açılmıştı. Bu hat sayesinde, Türkiye’nin o coğrafyada, kuzey-güney ve doğu-batı koridorları üzerinde etkin bir konuma gelmesi bekleniyordu.
Rusya ile o yıllardan sonra yaşanan siyasi gerilimler, uçak krizi gibi nedenlerle bu hat beklenen katkıyı sağlamasa da Samsun her zaman bu ülkeyle ilişkilerini güçlendirmek için önemli ataklar yapmaktan vazgeçmedi. Samsun-Krasnodar uçak seferlerinin başlaması gibi mesela.
2020 yılına gelindiğinde ise Samsun üzerinden yapılan enerji başta olmak üzere ticaret ilişkileri daha da arttı hatta hem Türkiye hem de Samsun, Rus ekonomisine neredeyse bağımlı hale geldi.
Samsun'da 2021 yılında 1.29 milyar dolar değerindeki ihracata karşılık 1.06 milyar $ değerinde ithalat gerçekleştirildi. Samsun'dan en fazla ithalat (dışalım) yapılan 5 ülke arasında Rusya Federasyonu ilk sırada yer alıyordu.
Samsun sadece geçen yıl Rusya'dan 299 milyon 761 bin dolar seviyesinde ithalat yaptı. Samsun'un ithalatta Rusya'ya bu derece bağımlı hale gelmesine neden olan sektör, hububat sektörü oldu. Geçen yıl Samsun, 230 milyon 27 bin dolar seviyesinde buğdayı Rusya'dan ithal etmek zorunda kaldı.
Ve şimdi 2022 yılına gelindiğinde Dünya, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri müdahalesinden kaynaklı büyük bir krizle karşı karşıya. ABD başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri birer birer Rusya'ya yönelik ekonomik yaptırımlarını hayata geçiriyorlar.
Küresel ekonominin arz, tedarik ve enflasyon sorunlarıyla boğuştuğu ve para politikalarının sıkılaştığı bir dönemde; iki önemli ticaret ve yatırım ortağının dramatik sonuçlar doğuracak bir gerginliğe girmeleri kaçınılmaz görünüyor.
Tıpkı 2015 yılında yaşadığımız Rus Hava Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağının sınır ihlali gerçekleştirmesinden dolayı Türk Hava Kuvvetleri tarafından düşürülmesi olayı sonrasında olduğu gibi.
Bu olayın ardından Rusya Türkiye ile ilişkileri dondurmuş ve ticaretten turizme, enerjiden inşaata kadar birçok sektör derinden etkilenmişti. Tarım gibi bazı sektörler ciddi darbeler almıştı.
Aynı tehdit şimdi de yaşanıyor. Özellikle de hububat ve un sektörü açısından.
Bu savaş daha fazla uzayacak olursa, savaş ekonomisinin olumsuzluklarını en fazla hissedecek kentlerin başında ise Samsun geliyor!
Buğdayını bile üretemeyen bir ülke haline getirilen Türkiye'nin geldiği son durum işte bu!
Yorumlar
Kalan Karakter: