Açıkladığı enflasyon rakamlarıyla 'Türkiye'yi Üzmeyen İstatistik Kurumu' TÜİK'in, enflasyon oranını belirlemelerinde 'temel' aldığı ‘enflasyon sepeti’ne koyduğu ürünlerin ağırlıklarını değiştireceğini, birkaç gün önce yine bu köşede sizlere aktarmıştım.
TÜİK, enflasyon sepetinde konut fiyatlarının ve kiraların sepetteki ağırlığını neden küçültmek istiyor bakın daha detaylı anlatayım.
Kamuoyuna açıklanan gerekçe neydi; ‘Eurostat kurallarına uyum sağlamak...'
İnsanın inanası gelmiyor.
Neden mi?
Bakın Merkez Bankası'nın verileri apaçık ortada:
Yıl 2010: 100 metrekare bir konutun Türkiye ortalamasındaki fiyatı 100 bin 720 lira.
Yıl 2025: 100 metrekarelik bir konutun fiyatı artık 4 milyon 255 bin lira.
Artış tam tamına 41 kat!
Önceki gün Emlakçılar Odası'nda 8 Ocak'ta yapılacak genel kurul nedeniyle adaylığını açıklayan Tamer Oktav'ın basın toplantısındaydım.
Doğal olarak aklıma gelen ilk soru, konut fiyatlarındaki artışın emlakçılardan kaynaklandığı ve enflasyonun yükselmesine neden olduklarına yönelik suçlamalardı.
Oktav bu iddiaları üzerlerine almadıklarını, sonuçta ortamın serbest piyasa olduğunu ve konut fiyatları ve kira artışlarında asıl karar vericilerin 'ev sahipleri' olduğu görüşünde.
Zaten kongreye hazırlanan Oktav'ın konut fiyatlarının enflasyona etkisi üzerinde çok düşünecek vakti de yok izlediğim kadarıyla…
Kongrede başkan seçilebilmek için, neredeyse bütün enerjisini üyelerle görüşmeye harcıyor.
Çünkü ne başkanlık koltuğuna aday olduğu odanın mevcut yönetiminden ne de Türkiye Esnaf Sanatkar Odaları Birliği'nden mevcut üye listesi hala kendisine verilmemiş.
Bu nedenle adeta iğneyle kuyu kazar gibi birebir görüşerek oy kullanacak üyeleri bulmaya çalıştığını belirtiyor.
Ben hem sivil toplum örgütlerinde hem meslek odalarında hem de siyasette, bu 'koltuk sevdası'ndan niye bir türlü vazgeçilemediğini anlayabilmiş değilim.
Sırf taraftar edinemesinler diye, rakiplerimize çelme takabilmek için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz.
Her zaman dediğim gibi bu ülkede tüm okullara daha ilkokuldan itibaren 'demokrasi' dersi konulması lazım. Belki ancak bu koltukların 'güç ve iktidar' sahibi olma değil, 'hizmet' yerleri olduğunu ve yıllarca o koltukta oturmayı değil, zamanı geldiğinde bırakmak gerektiğini öğretebiliriz.
Neyse; biz yine konumuza dönelim. Dediğim gibi 2010'dan 2025 kadar konut fiyatlarındaki artış tam 41 kat.
Niye böyle oldu?
Tabii ki enflasyon yüzünden.
Peki enflasyon niye bu kadar zıpladı?
23 Eylül 2021’deki Merkez Bankası faiz kararı yüzünden.
"Faiz sebep, enflasyon sonuç" diyerek bütün ekonomistlerin enflasyon yükselme eğiliminde aman dikkat! uyarılarını yaptığı bir dönemde, normalde artırmamız hadi olmadı sabit tutmamız gereken faizi düşürünce, enflasyon da patladı.
Halbuki Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yoktu. Kendisine 'ekonomist' diyenlerin hepsi bu basit kuralı bilirdi.
Ama öyle olmadı. O tarihten sonra da Türkiye’de klasik ifadeyle artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kısa sürede anlaşıldı. Zaten o tarihten sonra hiçbir şey, eskisi gibi de olmadı.
Derken bugünlere kadar geldik. Şimdi bu konut fiyatları yüzünden enflasyon düşmüyor diye TÜİK, sepetteki ağırlığını küçültmek istiyor.
Öyle ya sepetteki ağırlığı kağıt üzerinde düşürürsen, enflasyon da düşer. Vatandaşa da "bakın işte enflasyon düşüyor. Dezenflasyon politikası işe yarıyor" diyebilirsin.
Peki vatandaş inanır mı?
Sanmıyorum...
Çünkü vatandaş TÜİK'e değil, evindeki tencerenin kaynayıp kaynamadığına bakar!
Vatandaş tencerenin kaynayıp kaynamadığına bakar!
Yayınlanma :
19.12.2025 09:00
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: