İsviçre bankası UBS, birkaç gün önce oldukça dikkat çekici bir raporu Küresel Servet Raporu'nu açıkladı.
Bu raporun bizi ilgilendiren tarafı, bir dünya rekoru kırdığımızın ortaya çıkmış olması!
Hem de ne rekor!
Türkiye'de milyonlarca insan halen 17 bin 2 lira olan asgari ücretin, 2025 yılında kaç lira olacağını merak ederken, kişisel servet artışında dünya rekoru kırmışız da haberimiz bile olmamış.
Sadece 2022 ile 2023 yılları 1 yılda, Türkiye’deki servet büyümesi yüzde 157 ile 'inanılmaz' bir seviyede.
Yani milyonlarına milyonlar katan azınlık kesim var bu ülkede. Hatta bu bir avuç zenginin servetlerindeki büyüme, Türk Lirasıyla ölçüldüğünde yüzde 157’nin üzerine çıkarken, dolar cinsinden de etkileyici oluyor ve yüzde 63 oranına yükseliyor.
Peki, nasıl oluyor da bizler sefalet içindeyken, bu insanlar zenginliklerine zenginlik katıyorlar.
Önce Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu hatırlayalım:
Yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek döviz kurları, yüksek cari açık, ithalata bağımlılık, düşük verimlilik, düşük teknoloji esaslı üretim, düşük katma değerli üretim ve ihracat, zayıf küresel rekabet gücü inşaata ve altyapı yatırımlarına dayalı büyüme…
Böyle bir ekonomiye sahip bir ülkede kimler servetlerine servet katar?
Çok düşünmenize gerek yok. 17 in 2 liraya çalışan asgari ücretli ya da 12 bin 500 TL ile geçinen emekli değil elbette.
Kimler mi?
Tabii ki kriz fırsatçıları, arsa spekülatörleri, faizciler ve rantçılar, konut ve ticari inşaat projelerinden nemalananlar, kamunun finans ettiği yatırımlardan ihaleler alarak beslenenler...
UBS'nin raporunda servet artışında Türkiye'nin önünde olan bir ülke de var. Tayvan. Tayvan'daki milyoner sayısı neden artmış diye merak ettim. Öyle ranttan, faizden, fırsatçılıktan falan değil zenginlikleri.
Çünkü adamlar paşalar gibi üretiyorlar. Mikroçip başta olmak üzere, elektronik bileşenler, bilgisayar ve tüketici elektroniği üretiminde patlama yapmışlar. Çalışarak, üreterek, teknoloji esaslı üretim ve ihracatla zenginleşiyorlar.
Ne acı bir durum değil mi?
Bir tarafta teknolojik yüksek katma değerli üretimle zenginleşen ve servet edinenler, diğer tarafta rant kaynaklı kazançlar ve adaletsiz gelir transferleriyle dolar milyoneri olanlar!
Bunun sonucunda da 2023 yılı gelir dağılımı eşitsizliğinde, 36 OECD ülkesi arasında son sırada yer alan bir Türkiye!
Yani, zengin olanların daha zenginleştiği, yoksulların daha da yoksullaştığı bir ülke!
Peki, bu ülkede, kriz fırsatçılığı yaparak aşırı kazanç elde edenlerin vergilendirildiğini, yani 'aşırı kazanç' vergisinin bırakın yasalaşmayı, ağızlara alındığını duydunuz mu? Duyamazsınız.
Kapitalizmin bizi getirdiği son nokta bu. Büyük bir gelir adaletsizliği. TÜİK verilerine göre, Türkiye'de orta gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 14,3 ile tarihsel olarak en düşük seviyesinde.
Ben yine de bir Kızılderili sözüyle bitireyim: “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”
NOT ETTİKLERİM:
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz;Asgari ücretten fazla verenlerin elini kimse tutmuyor. İmkanı olan herkes daha fazla versin" demiş. Devletin vermediğini, özel sektör verir mi?
- 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren e-Ticaret mağazalarına vergi geliyor. Anonim ve limited şirketlerden %15, şahıs tipi işletmelerden %25 oranında stopaj (Peşin vergi) tahsil edilecek.
Günün SÖZÜ:
“Elimde olsaydı tüm dünya okullarına ‘insanın insanı sömürmemesi’ diye bir ders koyardım…”
İsmail Hakkı Tonguç
(Köy Enstitülerinin Mimarı)
ZENGİN DAHA ZENGİN! YA FAKİR?
Yayınlanma :
09.12.2024 08:30
Güncelleme
: 09.12.2024 08:30
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: