Geçen yıl kasım ayının sonlarıydı. ‘Epeydir aklımda bir türlü olmadı, bilardo oynamaya başlasam ya’ dedim ve Amerikan bilardoya başladım. O güne kadar bu spora hep ilgi ve heyecanla bakardım ve herkes kadar ıstaka tutmuşluğum vardı sadece.
Zamanla bu eğlenceli oyuna bakış açım öylesine değişti ki çıkardığım notlar oyuna olan bağlılığımı artırdı çünkü hepsi gündelik hayatımıza dair önemli kesitlerdi. Haydi, birlikte göz atalım bu notlara…
Malum beyaz topa vuruş yaparak diğer toplara çarpmasını ve sepete düşürmesini amaçlıyoruz ve vuruşumuzu yaptıktan sonra beyaz topun kaldığı nokta bir sonraki vuruşumuz için son derece kritik. İş hayatımızı şekillendirirken veya herhangi bir alanda ilerleme kaydetmeye çabalarken bir sonraki basamak için doğru adımlar atmak önemli noktalardan biri değil mi?
Güzel bir çıkarım oldu benim adıma ve devamı da geldi oynadıkça…
Oyuna başladığım ilk günlerde rakiplerimden biri bana iki kural seçeneği sundu, bu seçeneklerden ilki beyaz top girdiğinde ya bizim delikteki bir topumuzu dışarı çıkaracaktık ya da beyaz topu dilediğimiz yere koyarak yeniden oyuna sokacaktık. Ne yaparsak yapalım kendi toplarımızı bitiremeden kazanamayacaktık fakat gözümüz rakibin top sokamamasındaydı, kontrolü elimize almayacak mıydık yani? Rakibin kaç topu olduğu biz toplarımızı bitirmeye çalışmadıktan sonra neyi değiştirirdi? Rakibimiz mi kaybedecekti, biz mi kazanacaktık? Odaklanmamız gereken neden önce rakibimizin ne yaptığıydı, neden önce bizim ne kadar iyi olacağımıza odaklanmayacaktık? Seçeneğim beyaz topu dilediğim yere koymak oldu çünkü kendi oyun planımı ancak böyle kurabilecektim. Gündelik yaşamımızın birçok alanında da böyleyiz aslında, kendimizle ilgili kısmı tamamlamadan dış unsurların varlığına ve bize yansımalarına odaklanıyoruz sıklıkla, bu da odak noktamızı doğru belirleyemediğimiz için istediğimiz seviyeye ulaşamama olarak çıkabilir karşımıza.
Vuruş yaparken en kritik noktanın odaklanma olması günlük zihinsel yorgunluğumun tamamını almaya başlamıştı neredeyse. Her ne kadar göstermese de ciddi bir fizyolojik yeterlilik isteyen bir sporla tanıştığımı fark ettim kısa zamanda. Nefes kontrolünü doğru yapmak beynin oksijen seviyesini dengelediği için bu değerli organın da gelişimini destekliyor. Ne kadar güzel söylemiş Mustafa Kemal Atatürk; Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur! Unutmayalım ki ruh halimizde yaşanan birçok değişimin sebebi aslında bedenimiz kökenlidir. Bedenimizi tanımak ruh halimizi doğru yönlendirebilmek için belirleyicidir.
Yapacağınız her atış öncesi beyaz topa 360 dereceden bakmak sizler için çok daha iyi atış fırsatları olacağını görebilmenizi sağlıyor. İşte bir çıkarım daha… Bazen olaylara dar bir açıdan bakıyor ve birtakım olayları fırsat zannedebiliyoruz, oysa bakış açımızı genişlettiğimizde birçok farklı fırsatın bizi beklediğini görmemiz mümkün. Bunun için yalın düşünebilme yeteneğimizi geliştirmeliyiz ki paralelinde gereksiz detaylardan arınıp odağımızı doğru belirleyelim, belirleyelim ki enerjimizi konuya verelim ve 360 derece bakabilelim.
Kafanızda bir oyun kurgusu belirlersiniz; hangi topu önce atacaksınız, atış başarılı olunca ardından hangi topu atacaksınız, sonrasında hangi topu vb. Fakat işler bir sonraki atışta tam tersine dönebilir, topların yerleri öylesine değişir ki bir anda yeni bir oyun planı kurgularken bulursunuz kendinizi. Kazanan taraf olmak için bu değişikliğe karşılık mental bir direnç göstermeli ve soğukkanlılığınızı koruyarak gerekenleri yapmalısınız. Hayat da bizlere her gün değişimler, olağanüstü durumlar sunar ve işler bazen planladığımız gibi gitmez, bir anda yeni planlar yapmak zorunda buluruz kendimizi ve orada göstereceğimiz uyum bizler için belirleyici etkendir.
Bilardo nasıl bir oyun diye soranlara ‘’Bilardo beden, ruh ve zihnin gelişimini destekleyen, sakin kalmayı, geniş açıyla bakmayı, başarılı kurgu ve planlama yapabilmeyi, değişime güçlü bir şekilde ayak uydurmayı gerektiren bir beden ve zihin sporudur’’ diyebilirim.
Hepimizin kendini ifade ettiği alanlar olması, gelişimimizin başlangıcı. Hayata dair notlar edinebilmemiz de bu alanların önemli çıktıları. Kendinizi iyi hissettiğiniz, gelişiminizi destekleyen alanlarda keyifli günler geçirmenizi dilerim.
Yorumlar
Kalan Karakter: