HAYAT serüveni her birimiz için farklı senaryolar içeriyor.
Çok mutsuz olanları da biliyorum.
Yaşadıkları her andan mutlu olanları da…
Mutluluk göreceli bir kavram tabii…
Hani, sana göre bana göre cinsinden.
Onun dışında bir rutin var serüvenimizi ifade eden…
Hele ki bizim gibi bir ülkede yaşayanlar için…
Hayatın her geçen gün daha da zorlaştığı yadsınamaz bir gerçek.
O nedenle, ‘Biz dönemimiz itibariyle şanslıydık’ derim hep…
Günün Türkiye’sinde rutinleri değiştirmek gerçekten bir hayli zor.
Yanlışlarınıza esir düşerseniz bugünün getirilerini kaybedebilirsiniz ama…
Fakirken zengin olmak hayal hatta hayal ötesi bir şey günümüzde.
Dolayısıyla gelecekten umudunu kesmiş bireyler ya birilerini gölgesinde yaşamaya mahkûm oluyor ve yaşıyorlar.
Ya da sonuçsuz bir mücadelenin pençesinde hayatın döngüsünü değiştirmeye çalışıyorlar.
Umut fakirin ekmeği ya!
İnsanoğlu umudunu yitirmemeye gayret sarf ediyor.
Peki ya, umudunu yitiren insanlar…
Peki ya, sevgiden, dostluktan yoksun bırakılanlar...
Peki ya, hayat adına yaptıklarının, verdiklerinin karşılığını alamayanlar…
Onlar ne yapıyor?
Hangi duygularla yaşıyorlar?
Beklemeye, umut etmeye devam ediyorlar mı zannediyorsunuz?
Hayır, karamsarlık sarıyor bedenlerini…
Bu dünyanın kendilerine artık fazla geldiğini düşünmeye başlıyorlar.
Kurtuluşu nerede görmeye başlıyorlar dersiniz?
Ben böyle yazdım mı, bazı can dostlarım itiraz ediyor.
‘Yapma Nusret! Bir tatil sabahı içimizi karartma! Ben kendi adıma ölümü hiç yakıştırmıyorum!” diyor.
Doğru, ölüm kime yakışmış ki, sana bana yakışsın!
Ama onu ben icat etmedim ki!
Yaşama tat veren su gibi,
Hava gibi,
Mutluluk, sevgi gibi…
Hatta bazen bunların tam tersi gibi…
Bana kızıyorsunuz belki ama o da hayatın bir gerçeği…
Yaşarken terk eden çok kişi olduğu gibi ölüp, dönemeyecek çok dostum, arkadaşım da var.
Etrafımın gittikçe küçüldüğünü, beni anlayabilecek insan sayısının gittikçe azaldığını ben görüyorum da,
Siz görmüyor musunuz?
Hayatı her gün ölüm kapıda bekliyor diye tatsızlaştırın demiyorum.
Keyfinize bakın.
Yaptıklarınızdan, yanınızda kalanlardan mutlu olmaya bakın elbette…
Ama hayatın acı gerçeklerinin bir gün sizi bulacağını da unutmayın.
Bilin ki, o an çok mutsuz ve umutsuz olmayın.
Hiç kapanmayacak bir mutluluk kapısının açılmış olabileceğini düşlemek belki de daha çok rahatlatır ve mutlu eder sizi…
Yorumlar
Kalan Karakter: