ÖSYM'nin yaptığı üniversite sınavına ben 1989 yılında girmiştim.
Ondan önce de orta 2'nci sınıftayken Fen Liseleri ve Yatılı Okullar Sınavı'na…
Bizim zamanımızda öyle LGS falan yoktu. Ortaokuldan mezun olan her öğrenci istediği liseye kaydolabiliyordu.
Sadece Fen Liseleri ve Yatılı Okullar ile Öğretmen Liseleri'ne girişler sınavla yapılıyordu.
Bu Liselere giriş Sınavlarını her 10 yılda başka başka adlar koyarak sonradan çıkardılar. Şimdiki adı ise LGS.
Liselere Geçiş Sınavı.
Eğitim ve öğretimin kalitesinin her geçen yıl düştüğü, gerek müfredat gerekse içerikleriyle ciddi tartışmalara neden olan bu sistemde, sınav sorularının çalınması diye bir rezalete de son 20 yılda şahit olduk.
Bizin dönemimizde hatta bizden önce, değil sınav sorularının çalınması diye bir şey, bu sınavlara güvensizlik duymak gibi bir durum sadece benim değil kimsenin aklının ucuna bile gelmezdi.
Ne zaman ki; 'Altın Nesil' yaratacakları iddiasıyla el üstünde tutulan FETÖ denilen CİA'nın kurup yetiştirdiği yapının sadece TSK'nin ve Emniyet'in değil, kamunun her kademesindeki sınav sorularını 2005 yılından 2013 yılana kadar çaldığı, 9 yıl içinde 8 farklı kategoride 12 sınavın sorularının çalındığının ortaya çıktı, işte o zaman sadece ÖSYM'nin değil Milli Eğitim'in sınavlarına da güvensizlik kat be kat arttı.
Şimdi de yeniden LGS sınav sorularının çalınmış olabileceğine ilişkin şaibe iddiaları var yine.
Nasıl olmasın LGS sonrası kamuoyuna yansıyan bazı PDF belgeleri ve sınav sorularının whatsap gruplarında elden ele gezmesi, aynı İmam Hatip Okulu'ndan çok sayıda öğrencinin sınavda tam puan çekmesi bu şaibeleri daha da arttırıyor.
Üstelik bu konuda detaylı bir araştırma ve soruşturma yapılması gerektiği ortadayken, Milli Eğitim Bakanı ağzını bozarak insanların eleştirilerine cevap vermesi, kamuoyunun tepkilerini daha da arttırıyor.
Üstelik öğretmen alımı sınavlarında özellikle de sözlü mülakatlarda onca şaibe iddiaları gündemden hiç düşmezken.
Sayın Bakan durumun ciddiyetinin farkında değil anlaşılan…
LGS sadece bir sınav değil çünkü. Milyonlarca öğrencinin hayatını doğrudan etkileyen bir eşik.
Aileler bu sınav için eğitim sisteminin böylesine kalitesizleştiği bir süreçte, binlerce lira para dökerek çocuklarını kurslara, özel okullara, özel öğretmenlere gönderiyorlar. Sırf çocuklarımızı iyi okullarda iyi liselerde üniversitelerde eğitim görsünler, geleceklerini kurtarsınlar diye.
Biz de elbette bu yıl tam puanla LGS birincisi olan öğrenci sayısında rekor artış yaşanmasını tebrik etmek isteriz.
Ama bunca şaibenin ortada olduğu bir süreçte, bunu bile yapamıyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bu ülkenin çocuklarına verdiği en büyük hak nedir biliyor musunuz?
Fırsat eşitliği.
Fakirinden zenginine her kesiminden insanına okudukları ve eğitimde başarılı oldukları taktirde, öğretmen, doktor, mühendis, mimar, siyasetçi hatta Cumhurbaşkanı bile olma şansını vermiştir.
İşte bu sınavlar bu yüzden önemlidir.
Hakkaniyetsiz bir sınav düzeni binlerce öğrencinin umutlarını söndürür, ailelerinin güvenini zedeler.
O yüzden geçiniz bu 'geri zekalıya anlatır gibi" diye başlayan cümle kalıplarını da doğru dürüst bir üslupla bu millete ve bu milletin çocuklarına açıklama yapın.
Hiç kimse bu ülkenin çocuklarının umutlarını söndüremez, geleceğini çalamaz!
****
EKONOMİ NOTLARI:
-Haziranda bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 53,8 artarak 909 milyar 427 milyon liraya, bütçe giderleri de yüzde 43,1 artışla 1 trilyon 239 milyar 603 milyon liraya ulaştı. İlk altı ayda merkezi yönetim 1 trilyon 111,4 milyar lira faiz ödedi. Bu rakam eğitim (716 milyar) ve sağlık (493 milyar) harcamalarının çok üstünde gerçekleşti.
-Merkez Bankası, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun mayıs sonu itibarıyla, 2024 yıl sonuna göre 18,1 milyar dolar artarak 190,4 milyar dolar olduğunu açıkladı. Veri, 2019 Kasım ayından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.
- Ocak ayında yapılan bir yasal düzenleme ile tarım alanında faaliyet gösteren ve Çiftçi Kayıt Sistemi’ne bağlı bulunan çiftçilerin sigortalı olma zorunluluğu getirilmişti. Özel muafiyeti olmayanlar 15 Temmuz’dan itibaren otomatik olarak BAĞ-KUR’lu sayılmaya başladılar ve prim tahakkuk etti. Dul ve yetim aylığı alan çiftçi muafiyet belgesi almazsa maaşlarından kesinti yapılacak.
LGS sorunsalı
Yayınlanma :
18.07.2025 08:12
Güncelleme
: 18.07.2025 08:12
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: