DÖNÜŞÜM nedir bir şehir için?
Artık kullanma vasfını yitirmiş her türlü öge için modern tasarımların önünü açmaktır.
Eh, Samsun’da yeni bir kent değil.
Tarihinin nerelere dayandığını en azından meraklıları biliyordur değil mi?
Hadi ben yine tarih severler için bir dip not vereyim.
Kentimiz ilk yerleşimle M.Ö. 60 bin yılında tanıştı.
Kentleşme ise M.Ö. 5 bin yılında başlıyor.
Buna göre en eski yerleşim bölgesi Tekkeköy’dür.
Tekkeköy mağaralarından elde edilen arkeolojik bulgular ise Samsun tarihini Mezolotik (M.Ö. 12000 ile 8.000) döneme kadar götürmektedir.
Şehir merkezinde ise M.Ö. 7 binlere kadar giden arkeolojik malzemeler elde edilmiştir. Yaklaşık olarak M.Ö. 1500- VIII. YY. Gaşka kontrolünde kalmıştır.
Gaşkaların bilinmeyen bir sebepten dolayı burayı terk etmesiyle (Yaklaşık M.Ö. 722-705) Samsun, önce Orta Asya kökenli Kimmerlerin (M.Ö. 705-585) onları takiben de İskitlerin hâkimiyeti altında bulunmuştur.
Özellikle İskitlerin Türk oldukları hakkında tarihçilerin büyük çoğunluğu hemfikirdir.
Samsun, Miletoslu tüccarların burada koloni kurmasıyla M.Ö. 7. yy.’da liman kenti olarak daha da önem kazanmıştır. Strabon’un yazdığına göre Samsun’un bilinen en eski adı Enete’dir.
Yakın tarihimize geldiğimizde ise;
1419’da Kubadoğulları ve Bafra Beyleri, II. Murad zamanında da 1427-1428’de Taceddinoğulları, 1430’da ise Taşanoğulları beyliğinin ortadan kaldırılması ile Samsun, tamamen Osmanlı Devleti’nin kontrolü altına girmiştir. Böylece şehir merkezindeki iki kalede de Osmanlı hâkimiyeti başlamıştır.
19 Mayıs 1919’da Atatürk’ün Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatmak üzere Samsun’a ayak basmasından sonra ise kent başka bir kimlik kazanmaya başlıyor.
Tarihimizi bir başka yazıda daha geniş incelemek üzere geride bırakıp konunun aslına dönelim.
Neydi gündem?
‘Kentsel Dönüşüm.’
1910-15 yıllarında Samsun’da yerleşik Fransızlar, Samsun’un ilk imar planını yapıyorlar.
Ama biz bu plana sadık kalmayarak kenti yaşanmaz hale getiren değişikliklere imza atıyoruz.
Günümüzde de modern imar planları uygulamak yerine menfaatler öne çıkartılarak ucube planlamalara imza atınca…
Kent bugünkü görünümüyle artık yaşanamaz hale ve zorunlu olarak ‘Değişim’ yapılması haline geliyor.
Kent merkezinde de…
Yeni gelişen ve iskan sahaları düşünülen ilçelerde de zaman içinde yapılan yanlış ve ihtisaslara saygı duyulmadan yapılan planlamalar, bugüne ulaştığımızda, Kentsel Dönüşüm Planları’nın öngörülmesine ve yapılıp, uygulanmasına zaruret kılıyor.
İlçe merkezlerinde yapılması düşünülen dönüşümler artık hepimizin bilgisi dahilinde.
Ama bazı yerler var ki artık sadece plan yapılması marifetiyle değil, ortak aklın devreye sokulmasıyla kabul ve işlem göreceği makam sahiplerince kabul görüyor.
Bunlardan birisi,
Atakum’un artık altını kalmayan sahilinde daha önce yapılmış ama işlevini yitirmiş Yat Limanı...
Çok tartışıldı.
Çok itiraz konusu oldu.
Mahkemelere gidildi bu dönüşümler için…
Evet, ‘Dönüşüm’ bir şekilde yapılır ama;
Bugün duyuyorum ki mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan;
Atakum ilçesinde bulunan Kurupelit Marina alanı ile ilgili olarak, buraya meslek odaları ile mutabık kaldıkları bir proje ile yeni bir yat limanı yapılacağını söylemiş.
Doğrusu ve yapılması gereken budur işte.
‘Ortak akıl’, her yöneticinin başvurması ve dikkate alması gereken bir husustur.
Geniş katılım, kabul ve uzun ömürlü yatırımlara ulaşmak ancak bu davranış modeli ile mümkün olur.
Yorumlar
Kalan Karakter: