HASRETLE bekleyenler var ramazan ayını…
Onlar, gerçek inanmışlar.
Manevi dünyaları mübarek ayın hazzı ile dolu.
Ne haldeyiz diye bakmıyorlar yaşamlarına…
Nasıl yaparız?
Nasıl doyarız?
Bugünler nasıl geçer diye de sormuyor ve düşünmüyorlar kendilerine…
Bu tamamen inanç meselesi.
Allah ile onlar arasındaki en kısa yol ve bağ.
İftar sofrasını çeşitlerle süsleyecek gelirleri falan da yok.
Ramazandan önce kıt kanaat geçiniyorlardı.
Yarı aç, yarı toktular günlük yaşamlarında…
Şimdi ramazan aşkıyla zaten açlıklarını unutacaklar.
Akşam iftar vaktinde yumurtalısını zaten düşünmezler de sıcak sade bir pide ve sıcak çorba oldu mu sofralarında, Allah katında en zengin onlar.
Hurması, şusu, busu hiç fark etmiyor.
Ramazan ayına da akşama kadar aç kalmak olarak da bakmıyorlar.
Dedim ya, onlar gerçek inanmışlar.
Akşama kadar sağı, solu dolandırıp…
Türlü, türlü günah işleyip…
Onun, bunun hakkına girerek mükellef sofralarında kendilerini kandıranlardan değil onlar.
Allah için yaşıyorlar.
Dinlerinin gereğini yerine getiriyorlar.
Yarı aç kalktıkları sofradan doğruldukları kıbleye el açtıklarında gerçek doygunluğa ulaşıyorlar.
Müslüman budur zaten.
Yaşamını borçlu olduğu rabbine gönülden iman edenler…
Dünyanın zenginliklerini maneviyata değişmeyenler…
Her türlü zenginlikle buluşuyorlar ramazan ayında…
Ve en çok onlar heyecanlanıyor bu mübarek günlere eriştiklerinde…
Herkesin ramazan ayını kutluyorum.
Rabbimden hayırlara vesile etmesini diliyorum.
Yorumlar
Kalan Karakter: