GÜL-SAN SANAYİ SİTESİ benim mesleki hayatımda önemli yer tutan projelerden biri.
Sanayinin temel çanakları ve tuğla duvar ikmal inşaatının gerçekleştirilmesinde tuzum var.
Çoğu kereler yazdığım gibi bu sanayi sitesinin mevkii olarak yanlışlığını dile getirdim.
İki kez, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yer alınarak yapılan imar tadilat planlarıyla hitama ermiş bir proje.
Düşünebiliyor musunuz, bugünkü çirkin görüntü sporu yaygınlaştırmak ve yönetmekle görevli bir kurumun arazilerini resmen çökerek yapıldı.
Bu yapılırken de siyaset gücü kullanıldı.
Kimler aracı oldu.
Kimler taleplerini iletti bugünün konusu değil artık.
Samsun kent merkezinin ender düz ve her türlü projesinin uygulanabileceği bir bölgede son derece yanlış bir kararla sanayi sitesi yapılmasına izin verildi.
O günlerde burayı ben yaptım, benim de çabam var.
Ya da burada şu kadar dükkânım var (satılıp elde edilen haddi hesabı olmayan paraları saymıyorum) diyenlerden bugün artık, ‘Bu mezbelelikten nasıl kurtuluruz’ a gelmişsek, yapılan işin yanlışlığı zaten ayan beyan ortadadır demektir.
Yıllar içinde mesleki örgütlenmeden bir çirkinlik abidesine dönüşüldü.
Ve yine yıllar içinde kentin bu kadar merkezi bir bölgesinde olması gereken bu değildir kabulü hasıl oldu.
Ben sebep olanlardan Allah razı olsun diyorum.
Geç de olsa yanlışlık fark edildi ve yanlıştan dönme kararı alındı.
Gül-San Sanayi Sitesi’nin bugün taşınacağı yer olarak belirlenen ve inşaatı tamamlanan yeni sanayi sitesinin de yerini tasvip etmediğimi biliyorsunuz.
Bugün Ankara yolunda, yerleşim bölgelerinin dışında görülüyorsa bile çok yakın bir gelecekte hızla gelişmekte olan mesken bölgelerinin içinde yeni bir rahatsızlık yöresi olarak yine karşımıza çıkacağı kesindir.
Ama artık yapacak bir şey yok!
‘Yapılması gereken, Gül-San’da soyutlanacak hektarlarca alanın rantabl ve kent görünüm ve ihtiyaçlarına uygun olarak dizayn edilmesiydi’ diye düşünmekteyim.
Kamuoyuna yansıyan bilgilerden bu alanın, mesken ve yeni ticari alanlar olarak estetik ve işlevsel görünümde inşa edilme düşüncesinde olduğunu görüyorum.
Estetik ve işlevsellik nasıl bir tanımlama içerecek onu da projeler belirginleştiği zaman göreceğiz herhalde.
Ama kentin bu kadar göbeğinde yeni bir proje hayata geçirilecekse artık daha titiz ve kapsamlı bir düşüncenin eseri olan projeleri oluşturmak gerekiyor.
En azından yapılacak yeni yanlışları ve gelecekte bundan duyulacak pişmanlıklarının önünün kesilmesi ve buna karşı önlem alınması bugünden düşünülecek bir konu olarak karşımıza çıkıyor.
İşte tam da burada ilan edilen düşünce demetinin içinde olan bir yerleşkeye itirazım var.
Projelendirmede şayet yanlış okumadıysam belediye hizmet binasının da bu alana inşa edileceği düşüncesi oluşmuş.
Bu düşünceyi oluşturanların elbette haklı nedenleri vardı ama;
Büyükşehir Belediye Hizmet Binasını buraya planlarsanız öncelikle doğu aksında periyodik zamanlarda ulaşımda büyük sıkıntılar ekleyeceksiniz demektir.
Canik bölgesi bu konuda zaten mevcut sıkıntılarla boğuşurken, Atakum’a getirilen SGK, Emniyet ve diğer hizmet binalarının arttırdığı taşıt trafiğinin bir benzeri de burada kendiliğinden oluşmuş olacak.
Düşünceye ve emeğe saygım sonsuz ve ayrı bir şey.
Belediye hizmet binası olarak neden ulaşım rahatlığı ve konforu olan ‘Otogar karşısındaki atıl market alanı’ düşünülmedi pek anlamıyorum.
Ya da düşünüldü de orada benim aklımın ermediği farklı sorunlar tespit edildi.
Şayet durum böyleyse cehaletime verin.
Her halükarda her şey, her hizmeti kentin göbeğinde izlettirme siyasetinden 60’lı yıllardan beri vazgeçilmediğini ve buna bir yenisinin eklenme düşüncesine takınıldığını görmek bir kentli olarak üzüyor beni…
Yorumlar
Kalan Karakter: