SİYASET erkek işi değil sanki.
Çünkü önünde, ardında erkekçe davranılmıyor.
Düşünün şimdi ben Cumhurbaşkanı'nın öngörüsüyle iktidarın bir bakanı olsam.
Ne olur?
Makamım olur.
Son model bir makam aracım olur.
Etrafım hiç tanımadığı, bilmediğim şakşakçılarla dolu olur.
Her gören, gördüğü yerde; “Çok yaşa sayın bakanım” der.
Herkes el pençe, divan durur.
Sözümün üstüne söz söylenmez.
Gittiğim her yerde sonsuz itibarım olur.
Bıraktım her şeyi.
Ben ne dersem, o olur!
Ben bakanım zira…
Her şeyin iyisini de doğrusunu da ben bilirim.
Bir bakışıma herkes kul olur.
Bir defa nereye gitsem, elimi sıkabilmek için uzun kuyruklar olur.
Hatta kimileri ne kadar samimi ve yakın olduğunu anlatabilmek için iki eli ile sarılır.
Çünkü ben bakanım.
Bir ben bakar, bir ben görürüm.
Herkeste benim baktığım yere bakar ve görür.
Düşene kadar bu devran böyle döner.
İşte o zaman ne itibar kalır.
Ne saygı…
Sıradan insan ve ters bakışlara muhatap olursunuz.
Dün yanınıza yaklaşmak için sıraya girenler artık birer efe olur.
İşte Vezirköprü'de eski bakan Suat Kılıç'ın yaşadığı ve yaşatılan da budur.
Koskoca eski bakanı şimdilerde bir partinin genel başkan yardımcısını zabıta marifetiyle oturduğu koltuktan kaldırıp, atmaya kalktılar.
Çünkü bakanlık dönemi çoktan bitti.
Takke düştü, kel göründü.
Ne denir ki başka;
Hele bir düşmeyi gör!
Yorumlar
Kalan Karakter: