Meraklıları bilir; yazılı kanun maddelerinin ilk ortaya çıktığı yer Mezopotamya’dır.
Mezopotamya toplumlarının dünyanın geri kalanından önce yazıyı keşfedip bu yazıyla da toplumları düzen içerisinde tutmaya yarayan kanunlar ortaya koyması, Neolitik öncesi dönemden başlar.
Öyle bin yıl öncesinden falan bahsetmiyorum, Milattan önce 2 bin 3 binlere kadar uzuyor bu mesele…
Şimdi bu Mezopotamyalıların M.Ö. 2350’li yıllarda yaşadığı kabul edilen bir kralları var.
Lagaş kralı Urukagina…
Bu kral o dönemin hakikaten de en kral, devrimci krallarından birisiymiş bence de…
Neden mi?
Bu kraldan önce Lagaş yurttaşları borçları yüzünden rahiplerin ve zenginlerin kölesi haline gelmişler de o yüzden…
Şaka değil gerçek.
Urukagina'dan önce Lagaş halkı; balık tutmak, sığır yetiştirmek veya ticaret yapmak için bile vergiye tabii hale getirilmişler.
Halktan tapınak; kurban, düğün, boşanma ve defin işlemleri için yüksek meblağlar istenir bir durumdaymış.
Hatta tapınak yönetimince belirlenen tarifeler, rahipler tarafından birkaç kat yükseltilmiş.
Fakirlerin de tâbi oldukları vergi ve harçlar nedeniyle ipotek altına alınan mülklere karşılık, borç verilmeye başlanmış.
Bunun sonucunda ne olmuş biliyor musunuz?
Tabii Lagaş halkı borçlarını ödeyemez hale gelmişler ve böylece çok yoksul halk zaten sınırlı olan mülklerini de kaybetmişler.
Bu yoksullar aileleri ile birlikte sarayın, rahiplerin, hatta zengin olan zümrenin köleleri haline gelmişler.
Derken bu duruma isyan eden Kral Urukagina, resti çekmiş ve sosyal adaleti sağlamak için bir hukuk metni yazdırarak, halkını rahiplerin ve zenginlerin kölesi olmaktan kurtarmış.
Masal gibi ama değil…
Şimdi günümüze, Türkiye coğrafyasına gelelim...
Ne durumdayız?
Borç almadaki rekor artışı yetmiyormuş gibi, borçlanma ihtiyacı her geçen gün katlanarak artıyor.
Üstelik millet bankaların kucağına düşmüş durumda.
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin son verilerine göre bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemeyen ve borcu devam eden kişi sayısı 4 milyon 143 bine çıkmış halde.
1 milyon 774 bin kredi kartı ise batıkta. Haziran ayında yasal takibe alınmış kişi sayısı da 258 bin.
Yani, yüksek faizlere rağmen bireysel kredi kartları harcamaları, rekor düzeyde.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre ise ihtiyaç, konut ve taşıt kredilerinden oluşan tüketici kredi bakiyesi 2 trilyon 438 milyar 355,28 milyon lira.
Bireysel kredi kartı bakiyesi ne kadar?
Tam; 2 trilyon 385 milyar 40,28 milyon lira.
Yani tek başına tüketici kredilerini bile yakalamış halde…
Bunun anlamı ne biliyor musunuz; Türk halkı artık bütün tüketimini bile neredeyse borçla finanse ediyor.
Bu durum sadece senin, benim, herkesin finansman dengelerini bozmakla kalmıyor, ülkenin ekonomisinde de sorun yaşanmasına neden oluyor.
Sorunun çoğu zaman alınan iktisadi önlemlerle çözülebileceği düşünülse de bunlar geçici çözümler olmaktan öteye gidemiyor.
Türk hane halkı adeta borçlarının kölesi olma yolunda hızla ilerliyor.
Borç kölelerini kurtarmak için binlerce yıl sonra, yeni bir Lagaş Kralı Urukagina gelir mi dersiniz?
Yorumlar
Kalan Karakter: