YAŞANMIŞLIKLARIMIZ var onunla.
Dertleşliklerimiz.
Paylaşımlarımız.
Uzun yıllara sırtını dayamış bir beraberliğimiz var..
Çoğu için usta gazeteci ağabeyleriydi.
Benim için ise Samsun'a ve ülkeye dair ülkülerimizi birleştirmeye çalıştığım bir yoldaş..
Kaybettik İhtiyar'ı!.
Fani dünyanın kadersizliğine teslim etti kendini.
Osman Kara'dan bahsediyorum.
O, kitap kurdundan..
Onunla ilk olarak 70'li yılların ortasında DYP Eski İl Başkanı lokman Kondakçı ile film işi
yaparken İstanbul'da tanıştım.
O tarihte başlayan arkadaşlık, yıllar içinde dostluğa dönüştü.
Kendisi gibi rahmetli olan kadim dostumuz MHP İl Başklanı ve Ülkü Ocakları Samsun Başkanı Ata
Kıral ağabeyimin bana olan engin sevgisi nedeniyle dostluklar pekişti.
Ne konuştuysak.
Ne paylaştıysak.
Hangi çözümü düşündüysek hep bu ülke ve kent içindi.
Ben onun engin Türk Tarihi bilgisinden faydalandım.
O da benim, Samsunspor ve kentin sorunlarına dair bilgi ve çözüm önerilerimden.
Hayat fani ve kahpe..
Dertler bırakmadı yakasını.
Çokça darbe yedi ama bırakmadı kendisini, yıklılmadı..
Son sallanışında yine beraberdik.
Mesleğini icra ederek güç bulması için Gazete Gerçek sayfalarını açtırdım onun için..
Yazarken mutlu ve keyifliydi çünkü.
Hiçbir şey uzun sürmüyor ama.
O illet hastalık buldu onu ve yapıştı yakasına.
Daha 3-4 gün önce konuştum hem sevgili eşi Zuhal hanım,
Hem torunu İlteriş ve hem de sevgili ihtiyarla.
'Yeter, kalk artık. Paylaşacak çok şey var' dedim..
Çok istekliydi ama hastalık onu içten içe tüketmişti.
Direnemedi ve ruhunu teslim etti.
'Olmadı be İhtiyar, olmadı!.
Çok şeyi yarım bırakıp, gittin..
Merak etme çok bekletmem..
Paylaşacak her ne varsa,
Artık gittiğin yerde bulurum seni....
Yorumlar
Kalan Karakter: