MOTOSİKLET işini oldum olasıya sevmemişimdir.
İki tekerlek üzerinde trafikteki diğer araçlara yem olarak görürüm.
Lise çağlarında özentiyle binmiştim.
Onda da Çiftlik Caddesi’nde düştüğüm yerden zor kaldırdılar.
Hoş motor üstadı olanları da merdiven boşluğuna düşerken görmüşlüğüm var.
Geçenlerde trafik polisi görevli kardeşlerimi ziyarete gittiğimde konu olmuştu.
Ehliyetime baktı kardeşim ve dedi ki;
‘Abi senin her türlü motor kullanmaya yetkin var.’
Var olmasına var da, bende o sevda yok.
O zaman bu teferruatlı ehliyet niye?
2000 yılında spor yaptığım salonda üç arkadaş motor ehliyeti de alalım dedik.
Yazılı safhası kolay geçmişti.
Bir arkadaşın motoruyla yaptığımız pratikten sonra imtihan günü geldi.
Soğuk, yağışlı bir hava.
Ben takım elbiseli vaziyetteyim.
Üzerimde de canti bir palto var.
Sınav görevlisi arkadaş; ‘Abi böyle mi gireceksin sınava…’ dedi.
Ben de ‘Artık bu kıyafete sende fazla dolaştırmazsın beni’ dedim.
Sonuçta sınavdan geçtik ve her cc ‘de motor kullanmaya hak kazandık.
Ama dedim ya, ben de o sevda yok.
Hem sevmiyorum, hem tehlikeli buluyorum.
Böyle düşününce motor üstündeki yolculuğu daha tehlikeli hale getirenlere de kafayı fazla takıyorum.
Adamlarda bir cesaret, bir cesaret.
Yürek yemişler sanki!
Onlara şerit farkı yok.
İster sağdan.
İster soldan kafalarına göre takılıyorlar.
Kendi kendime;
‘Yav kuralları ben mi yanlış biliyorum.
Motorlarda birer taşıt değil mi?
Onlarda diğer araçlar gibi geçiş kuralarına uymakla mükellef değiller mi?..’
Mükellefliklerinden vazgeçtim, en sağ şeritte giderken sizi sağdan geçip, birde niye dikkat etmedin diye tafralanıyorlar.
Çok merak ediyorum,
Hem kendilerini, hem de diğer araç sürücülerini tehlikeye düşüren bu motor sürücülerine bu meyanda ceza yazılıyor mu?
Fahri Trafik Müfettişliğim aktif olsa ben yapacağımı biliyorum da,
Benim dışında yetkisi olup, görenler gereğini yapıyor mu?
Yorumlar
Kalan Karakter: