“Her insan içinde yaşadığı toplumun bir aynasıdır” der modern tarih yazımının, sosyolojinin ve iktisadın öncülerinden İbn-i Haldun…
Bakın her birimize…
Suratlar asık, sinirler gergin, moraller bozuk. Aile içi kavgalar, kadın cinayetleri, trafikte, evde, okulda, işyerinde artan şiddet olayları…
Tuhaf insanlar haline geldik her birimiz. Böyle tek tek bireyler tuhaflaşınca, toplum da bundan geri kalır mı? Acayip bir toplum haline geldik.
Nasıl normal olabiliriz ki…
Yaşadıklarımız hayli acayip çünkü!
Bugün emekli, asgari ücretli, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, enflasyon demeyeceğim. En büyük acayiplikler orada oluyor ama gelin diğer acayipliklere bakalım bugün:
Mesela; Geçen yıl bazı meslek gruplarının beyan ettikleri aylık brüt gelirleri açıklandı. Açıklanan rakamlar çok acayip.
Aktörler 157 bin 265 TL, müzisyen ve sunucular 136 bin 900 TL, kuyumcular 42 bin 360 TL, taksici 12 bin 961 TL, bakkal/market sahipleri 10 bin 149 TL, berberler 3 bin 633 TL kazanıyorlarmış.
Vergiden kaçırmak için millet ne taklalar atıyormuş da haberimiz yokmuş.
Bir acayiplik de Tarım Kredi Marketler’de. Biliyorsunuz, gıda fiyatlarıyla mücadele için Erdoğan’ın talimatıyla açılmıştı Tarım Kredi Marketler. Yapılan açıklamaya göre, 2025’in ilk 6 ayında 2,5 milyar TL zarar etmişler.
İnanılır gibi değil. Bu marketlerdeki fiyatlar piyasadan ucuz değil ki. Neredeyse en pahalı market grubuyla yarışıyorlar. Nasıl zarar ediyorlar ben de anlamadım.
Aslında şaşırmamak lazım. Bu ülkede en fazla tüketilen, sabah kalkar kalkmaz içtiğimiz çay olduğu halde, ÇAYKUR bile zarar ediyor. Üstelik ÇAYKUR, haziran ayında yaptığı yüzde 15'lik zammın ardından kuru çaya yüzde 3,5'lik bir zam daha yapmasına rağmen. Dedim ya acayiplik acayiplik üstüne…
Kimi meslek grupları vergi ödememek için gelirini düşük gösteriyor ama hükümet de işi bir hayli sıkı tutuyor. Özellikle de Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek. Baksanıza adeta 'Deli Dumrul' gibi köprü ve otoyollara zam üstüne zam yağdırıyor.
Son 1,5 yılda; Çanakkale Köprüsü'nde zam oranı yüzde 288, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde yüzde 300, Osmangazi Köprüsü'nde yüzde 318, Avrasya Tüneli yüzde 325, 15 Temmuz ve FSM köprülerinde yüzde 453 artmış durumda. Bu kadar zam dünyada başka hangi ülkede var!
Acayiplikler bunlarla da sınırlı değil...
Bakın geçenlerde polisin üzerine araba süren sanatçı İbrahim Tatlıses’in kızı Dilan Çıtak'a çok kızdık toplum olarak. Sosyal medyada adeta linç ettik.
Kızdık da ne oldu. Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı Dilan Çıtak. Demek ki bu suçun yasal karşılığı buymuş.
Polisin üzerine otobüs sürdüğü iddia edilen CHP otobüsünün şoförü de vardı hatırlarsanız!
Eee! O niye 13 yıl 6 ay hapis cezası ile yargılanıyor o zaman!
Dedim ya, acayiplikler fışkırıyor her yerden…
En acayip olanı ise şimdi anlatacağım. Bildiğiniz gibi son yıllarda orman yangınlarıyla adeta savaş veriyoruz. Binlerce hektar orman alanımızı bu yangınlarda kaybettik. Ormanların yanında, yaban hayvanları da yine cayır cayır, çığlıklar atarak yandılar. Öldük, bittik, kahrolduk!
Her yangında toplum olarak ne söyledik. Helikopter nerede, yangın söndürme uçakları nerede diye bas basbağırdık? Yok yok. Bir türlü yeterli yangın söndürme uçağı almamışlar, hiçbir orman yangını ders olmamış.
Ama işin en acayip kısmını Cumhuriyet'ten Alican Uludağ yazdı geçenlerde. Habere göre Orman Genel Müdürlüğü'nün, geçen yıl Kuzey Makedonya'ya 1 helikopter ve 2 uçak hibe ettiği ortaya çıktı. İnsan şaşırıp kalıyor!
Durun daha bitmedi. Boğaziçi Üniversitesi'nin "kayyım" bir rektörü var biliyorsunuz. Mehmet Nabi İnci. Atandığı günden bu yana Boğaziçi'nde yaz kış, güneş fırtına demeden öğretim üyeler, hocalar, öğrenciler hiç durmadan bu 'kayyım'ı protesto ediyorlar. Ama o hiç tınmıyor, hala o koltukta oturuyor.
Neyse… Biliyor musunuz kayyım rektör, TÜBİTAK Yönetim Kurulu Üyeliği'ne de atandı artık. Böylece, hali hazırda 4 makamı oldu ve ayrı ayrı hepsinden maaş veya huzur hakkı alıyor. Hangileri mi?
Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Konsey Üyesi ve TÜBİTAK Yönetim Kurulu Üyesi.
Emekliye ve asgari ücretliye gelince 'para yok' deniliyordu değil mi.
Bakın işte… Gördünüz mü!
Yine emekliyi, asgari ücretliyi anmadan bir köşe yazısını bitiremedim.
Bitmez ki! Bu pahalılıkta kuş gibi maaşlarla geçinmeye çalışan emeklinin, asgari ücretlinin verdiği geçim mücadelesi, bu ülkenin en en 'acayip' olayı çünkü!
***
Samsun'un 6 aylık dış ticaretindeki durgunluk artık rakamlara da yansıdı. TÜİK verilerine göre Samsun’un 2025 yılı ilk 6 aylık ihracatı geçen yıla göre 4,8 milyon dolar azalarak 839,9 milyon dolara geriledi.
İthalat ise 2024’teki 631,3 milyon dolardan 593,6 milyon dolara düştü.
Kahin olmaya gerek yok. Bu rakamlar daha da düşecek. İhraç kayıtlı buğday ithalatının yasaklanması nedeniyle un ihracatı düşünce, toplam rakamlar da düşecek elbette. Bu yüzden un ihracatında Afrika piyasasını da Mısır’a kaptırdık. Hadi hepimize geçmiş olsun!
Yorumlar
Kalan Karakter: