Ortaçağ...
Savaşları, veba salgınları, açlığı, sefaleti, vahşiliği ile belki de tarihin en acımasız dönemi.
Bir vakitler bilgin kabul edilen büyücülerin, ortaçağın din karanlığı altında “şeytanın uşağı” ya da başka bir deyişle “cadı” ilan edilerek, ölüme mahkum edildikleri bir dönem.
Günümüzde demokrasinin havarisi, hukukun şaşmaz bekçisi olarak kabul edilen Avrupa'nın, hatırlamak bile istemediği o toplumsal travma, 'cadı avcılığı'dır.
Tam bir deli saçmalığı denilebilecek olayın aslı astarı şöyledir:
İngiltere’de o dönemlerde Matthew Hopkins adında bir hukukçu ortaya çıkmıştı. Daha fazla para kazanma hırsıyla yanıp tutuşan bu avukat, nasıl daha fazla para kazanabilirim diye düşününce 'cadı avcılığı'nı keşfetti.
Bu Hopkins denilen adam, o dönemde sefaletin kol gezdiği taşra İngiltere’sinde toplumun yaşadığı sıkıntıları ve eziyetlerin, cadılık olaylarından kaynaklandığını öne sürdü. Hatta bir cadılık davası açtı. Bu davayı kazanınca şöhreti hızla yayıldı. Hatta kendisini başcadı avcısı bile ilan etti.
İşte ondan sonra olanlar oldu. Bu cadı avcılığı öylesine yayıldı ki, cadılığından kuşkulanılan insanlar saçma sapan işaretler (örneğin benler, siğiller gibi) gerekçe gösterilerek diri diri yakıldı.
Öyle bir iki kişiden falan bahsetmiyorum. Sadece Almanya'da Ortaçağ'da 25 bin kişinin cadı olduğu gerekçesiyle idam edildiği biliniyor.
Pek çok bilim insanının da belirttiği gibi kişi, birtakım egemen ve vahşi güçler tarafından baskı altına alındığında korkabilir. Bu doğaldır. Korkan insan susacak ve suçsuz dahi olsa durumu çaresizce kabullenecektir. Bunun sonucunda da insanı insan yapan değerlerini birer birer yitirecektir.
Bu cadı avcılığı meselesi 1692 yılında, Amerika’da da ortaya çıkmıştı. Salem kentinde birkaç küçük kızın bazı kadınları cadılıkla suçlaması üzerine inanılmaz bir insan avı başladı. Kentte yaşayan birçok kişi cadılıkla suçlandı, yakalandı, hapse atıldı ve işkencelerle öldürüldü.
Yine ABD'de Senatör McCarthy önderliğinde örgütlenen gruplar Amerika’da 1950’lerde aykırı görüşlü herkesi düşüncelerinden dolayı komünistlikle suçlayarak yıldırdılar. Toplum adeta cinnet geçirerek bir komünizm fobisine tutuldu. Çoğunluğun tarafında olmayan herkes komünist olarak görüldü. Bu davranış tarzı sonradan McCarthy’cilik olarak adlandırıldı.
Ünlü yazar Arthur Miller, Salem cadılığı olayını kendi döneminin McCarthy’ciliğine uyarlayarak ünlü Cadı Kazanı oyununu da yazmıştı.
Çok şükür ki bizde yani Türkiye'nin ne uzak ne de yakın geçmişinde 'cadı avcılığı' gibi bir deli saçmalığı yok.
Amaaaa…
Son günlerde yönetimle aynı düşüncede olmadığı, farklı inanç ya da farklı eğilimlerden ve farklı seslerden olduğu için suçlandıklarını hatta yargılandıklarını söyleyen insanların sesleri duyulmayı başlandı.
Yönetim bizden olanlar ve olmayanlar ayrımları yapabilir. Siyasi taraftarlarını korurken, muhaliflerini baskılayabilir ya da ötekileştirebilir. Aslında olmaması gerekir ama yine de tarihsel olarak görülmüştür ki bazı dönemlerde bunlar yaşanır.
Ama asıl önemli olan nedir biliyor musunuz; yargının ne yapacağı!
Eğer yargı, yönetimin izinden giderek bizden olanlar ve olmayanlar ayrımına göre karar alırsa, işte Ortaçağ'ın cadı ateşleri de yanmaya başlamış demektir.
GÜNÜN SÖZÜ:
“Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
CADI AVCILIĞI
Yayınlanma :
30.01.2025 08:18
Güncelleme
: 30.01.2025 08:18
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: