Şimdi herkes şunu merak ediyor;
Yeni yılla birlikte asgari ücrete,
memur ve emekli maaşlarına,
özel kesim çalışanlarının ücretlerine,
piyasada tüketim ürünlerine çok daha yüksek oranlarda,
kamu kesimi de elektrik, doğal gaz, benzin, alkol ve tütün ürünlerine zamlar yaptı.
Üstüne vergi oranları arttı, harçlar yükseldi, trafik cezaları, idari cezalar bile yeniden değerleme oranı olan yüzde 44 oranında artırıldı.
Bunların hepsi ocak ayında yapıldı.
Niçin yıla yaymadılar da ocak ayında bu zamlar yapıldı?
Çünkü 2024 yılı ocak ayında aylık enflasyon yüzde 6,7'ydi.
Bu çok yüksek bir oran. Zamları hesapladılar ve bu oranın biraz altında etki yapacak şekilde yaptılar.
Sonuçta ocak ayı enflasyonu yüzde 5,03 ile geçen yılın enflasyonundan 1,67 puan düşük çıktı. Bunun sonucunda 12 aylık enflasyon da BAZ ETKİSİ ile düşmüş oldu.
Enflasyonu bu şekilde yüzde 44,38’den yüzde 42,12’ye düşürebilirsiniz, sonra da ‘bakın enflasyonu düşürdük’ diye kamuoyunu kandırabilirsiniz.
Enflasyonu böyle ayarlamak dere yatağını değiştirip tarlayı sulamak gibi bir şey.
Böyle bir yöntem ilk başta zararı yokmuş gibi hatta tarlayı bedavadan sulamaya yaradığı için yararlıymış gibi görünür.
Ne var ki yağışların arttığı dönemde dere taşıp, tarlayı su bastığında zararın altında kalkamazsınız!
6 ŞUBAT'IN 1 YIL SONRASI
6 Şubat 2024'te yani tam bir yıl önce, Marmara depreminden tam 25 yıl sonra, 53 bin insanımız bir gece vakti yine betonların altında kalarak yaşamlarını yitirdiler.
Marmara depreminden ders almadığımız, 6 Şubat depremiyle ortaya çıktı.
Çünkü bu depremin öncesinde imar affı çıkarmakla övünüyorduk.
Ne oldu peki?
İmar affetti ama deprem affetmedi.
İskân izni alırken binaları hakkıyla denetlemedik.
Denetlemedik de ne oldu?
Deprem bizim yerimize bu denetimi yapmakla kalmadı, yıktı geçti.
Yıkılan binaların çoğundaki acı gerçek neydi biliyor musunuz?
Binayı yapan ile denetleyenlerin aynı kişilerin olması.
Peki ya şimdi? Ders çıkardık mı dersiniz?
Tabii ki ama yeterince değil.
Gözyaşı dökülmeden büyük işler başarılmaz der atalarımız.
İyi de ders almak için yeterince gözyaşı dökmedik mi?
Bir de millet olarak felaketler hepimizi birleştiriyor.
Ne olur sanki felakete giden yolda da birleşebilsek, felaketlere giden yolları kapatsak!
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremde kaybettiğimiz canlarımıza, Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum!
Yorumlar
Kalan Karakter: