3 Mart 1924 tarihinde yürürlüğe giren demokrasiye de laiklik yasaları diye adlandırılan 3 yasanın kabul edilişinin üzerinden 98 yıl geçti.
Bu yasalar genç Türkiye Cumhuriyeti'nde "ulusal egemenlik" düzeninin zorunlu gereklerini yerine getirmişlerdi.
Siyaseti, hukuku, kamu yönetimini ve eğitimi laik niteliğe kavuşturmak, demokratik meşruluğun, yani ulus egemenliği düzeninin zorunlu gereğidir.
3 Mart 1924 günlü bu yasalar, halifeliği kaldıran, Şer'iye ve Evkaf Vekâleti ile Erkân-ı Harbiye Vekâletini (Din İşleri ve Vakıflar Bakanlığı ile Genel Kurmay Bakanlığı'nı) kaldıran yasa (yerlerine Cumhuriyet hükümetine bağlı Genel Kurmay ve Diyanet İşleri Başkanlıkları kurulmuştur!), Eğitim ve Öğretim Birliği'ni sağlayan Tevhid-i Tedrisat kanunudur.
Türk ulusu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün özgür ve uygar uluslar topluluğu içindeki yerini, bu yasalar üzerinde yükselen laik, demokratik, siyasal, hukuksal, eğitsel, toplumsal ve kültürel kurumlar sayesinde ve onlar ayakta bırakıldığı ölçüde alabilmiştir.
Cumhuriyete, yani “ulusal egemenlik” düzenine karşı olan orta-çağ düzeni yandaşları ve onları besleyip kullanan sömürgeci Batılı devletler, 1924 yılına gelindiğinde, henüz kaldırılmış olmayan halifelik makamına bir rol yaptırmaya koyulmuşlardı. İngiliz sömürgesi Hindistan’dan, halifeliğin kaldırılmaması yolunda çağrılar işbirlikçi İstanbul basınında yayınlatılıyordu!
Ama halifelik kurumunun ulusal egemenlik ilkesiyle, insan hak ve özgürlükleri ile hukuka bağlı devlet anlayışıyla, ulusal bağımsızlıkla, kadınların toplumda eşit insan onuruna sahip yurttaşlar olarak yer almasıyla bağdaşmadığı konusunu tartışmaya hiç girişmiyorlar, bu kurumun Kurtuluş Savaşı’nda sömürgeci işgalcilerle ulusa karşı işbirliği yaptığını unutturmak istiyorlar, halk yığınlarının yüzlerce yıllık bilgisizlik ve edilgenliğine güveniyorlardı.
Tıpkı 98 yıl sonra ABD/AB sömürgeci saldırısının adı olan BOP’un iç ve dış ajanlarının açık ve örtülü olarak yapmakta oldukları gibi!
O günden bu yana sömürgeci maşalarının utanmazca saldırdığı Atatürk ise bugün bile ulusunu aydınlatmaya çalışıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: