Kendisine 2001 yılından bu yana ayrı bir gıcıklığım var.
MOODY'S'e!
O da kim demeyin.
Dünyanın en ünlü "kredi" derecelendirme kuruluşlarından Moody's'den bahsediyorum.
Niye mi gıcığım bunlara?
Kendileri 2001 krizimizi tetikleyen kuruluştur da ondan!
Kredi notumuzu 6 puan birden kırarak ülkemizi, Cumhuriyet tarihimizin en büyük krizine gömmüştür.
Bu da yetmiyormuş gibi mevcut koalisyonun da yıkılmasına neden olmuştu.
İşte bu Moody's, böylesine kötü bir travma nedenidir benim hafızamda.
Şimdi yine gündemde…
Önceki gün Türkiye'nin kredi notu değerlendirmesi için gözler yine Moody'steydi.
Dediler ki; "Bu yayın bir kredi notu eylemi duyurmamaktadır ve yakın gelecekte bir kredi notu eyleminin muhtemel olup olmadığının göstergesi değildir."
Yani kredi notu belirtmediler bu kez, pas geçtiler.
Açıklama ayrıca, “Ortodoks politikalara dönüşün kredi açısından olumlu olduğu ancak makroekonomik dengesizliklerin sürdürülebilir biçimde azalmasının zaman alacağı...." diye devam etti..
Bla bla bla...
Özetle laf kalabalığına rağmen kredi notumuzu yükseltmemişler.
Notumuzu yükseltmemişler ama gelecekte notumuzu nasıl yükselteceklerini de bir "şart"a bağlamayı ihmal etmemişler.
Diyorlar ki; makroekonomik istikrarı yeniden sağlayan, enflasyonu sürdürülebilir bir şekilde azaltan ve büyümeyi kredi kaynaklı iç talepten uzaklaştıran politikalar etkili bir şekilde uygulanmaya devam edilirse kredi notunuzu yükseltebiliriz.
Dikkat edin 'yükseltiriz' değil, "yükseltebiliriz" diyorlar kendileri…
Halbuki son olarak geçen temmuz ayında Türkiye'nin kredi notunu 2 kademe yükselterek "B3"ten "B1"e çekmiş, kredi notu görünümünü "pozitif" olarak korumuşlardı.
O zaman her şey kötüydü. Dezenflasyon programı bile hayata geçirilmemişti halbuki…
Ne oldu da Amerikalı derecelendirme kuruluşu, temmuz ayından bu yana enflasyonda gerileme olmasına rağmen not yükseltmeyi pas geçti acaba.
Her neyse…
Bizim bu elin notuna hapsedilmiş umutlardan artık vazgeçme zamanımız çoktan geldi de geçiyor aslında…
"Tırnağın varsa başını kaşı” diyor ya atalarımız işte tam da öyle!
"Ah şu Moody’s not arttırsa da rahat etsek gafleti ve kolaycılığı" bize hiçbir şey kazandırmıyor.
Bütün umutlarımız kursağımızda kalıyor.
Yine de aldırmayın geçin derdim de aldırıyoruz işte.
Biz kimler miyiz?
En ufak olumlu habere kulağı susamışlar…
Enflasyonun bir gün ineceğine dair umut besleyenler!
14 bin 500 lira ile, 22 bin 104 lira ila açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verenler!
YETKİ TARTIŞMALARI VE YENİÇERİ FIKRASI
78 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Kartalkaya faciasında tutuklu sayısı 19'a yükselirken, yetki sorumluluğunun kimde olduğu tartışmaları da bitmek bilmiyor.
Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, facianın yaşandığı otelin denetim yetkisine ilişkin "Ruhsat ve iskan yetkisi İl Özel İdare'de" ifadelerini kullanmıştı.
Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli ise Bakan Ersoy'a "Burası turizm belgeli bir işletme. Yönetmelikte bu tür yerlerin denetiminin kimde olduğu belli" sözleriyle cevap verdi.
Otel sahibi Halit Ergül de otelin Bakanlık tarafından denetlendiğini ve sorun bulunmadığını ileri sürmüştü.
Tüm bu tartışmaların içerisinde hafta başında gözaltına alınan Grand Kartal Oteli 1978 yılında inşa eden ve şu sırada 72 yaşında olan emekli mimar Ali B., serbest bırakılmış.
Emekli mimarın bile gözaltına alınması bana şu malum 'yeniçeri' fıkrasını hatırlattı:
Yeniçeri sokakta yakaladığı bir Yahudiyi dövüyormuş.
Yahudi inleyerek sebebini sormuş:
- Siz Hazreti İsa’yı çarmıha germişsiniz” demiş yeniçeri...
Yahudi:
- İyi ama o bin yıl önceydi, deyince yeniçeriden cevap:
- Olsun ben şimdi öğrendim...
Şu yetki tartışmasını sonuca bağlasak da 78 canın ölümüne neden olanları bağımsız mahkemelerimiz cezalandırsa artık diyorum.
Marquis de Sade; “Ceza almamış ilk suçtan daha cesaret verici bir şey yoktur” der. Bu, öylesine doğru bir ifade ki.
Cezası olmayan eylemlerin yaratacağı yıkımın, zulmün sınırı yoktur çünkü!
GICIĞIM SANA MOODY'S!
Yayınlanma :
28.01.2025 08:47
Güncelleme
: 28.01.2025 10:17
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: