2021 yılında Kuzey Kutbu'nun en uzun geceyi yaşadığı 21 Aralık'ta Türkiye, şimdiye kadar hiç duymadığı bir sistemle tanıştı.
Türk lirasının değerinin her gün düştüğü, dolar kurunun ise 17,5 liraya kadar yükseldiği günlerdi.
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin göreve gelişinin üçüncü haftasıydı. Bakan Nebati'nin 'asrın buluşu' diyerek tanıttığı sistemin adı; Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemiydi.
KKM çerçevesinde gerçek kişiler, döviz mevduatlarını bozdurarak ya da mevcut TL mevduatlarını kullanarak varlıklarını vadeli KKM hesabına yatırmaları halinde TL mevduatlarını döviz alış kuru üzerinden dövize sabitleme, böylece kur artışı nedeniyle oluşabilecek zararlardan korunma olanağı elde edeceklerdi.
Kur artışı durumunda kullanıcılara ödenecek fark ise devlet bütçesinden karşılanacaktı.
Sistemin ilan edilmesiyle Türk lirası, döviz kuruna karşı ilk aşamada yüzde 40 değer kazandı, ancak dolar kuru yaklaşık iki yıl sonra 30 liraya yaklaştı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de yapıldığı 2023 yılına gelindiğinde ise bütçeden ödenen KKM miktarı o derece arttı ki, Hazine bu yükün altında ezilmeye başladı.
Mayıs 2023'teki seçimler sonrasında ekonomi yönetiminde yaşanan değişimle birlikte,
Hazine’den yapılan ödemelerin bütçe açığına verdiği yükü azaltmak amacıyla, ödemelerin tamamı Merkez Bankası'na devredildi.
Veri eksikliği nedeniyle kesin tutar bilinmese de Kur Korumalı Mevduat'ın toplam hacmi Ağustos 2023’te, 140 milyar dolara ulaşmıştı.
Sistemle ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve o günlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, KKM'nin sonlandırılması yönünde adımlar atsa da Merkez Bankası'nın zararının önüne geçemediler.
Resmi Gazete'de yayımlanan bilanço verilerine göre TCMB 2023 yılında tarihi bir zarara imza attı, bilançosuna 818,2 milyar TL zarar yazdı. Zararın nedeninin Kur Korumalı Mevduat Sistemi'ne yapılan ödemeler olduğu kısa sürede anlaşıldı.
Çünkü Merkez Bankası 2022 yılında 72 milyar TL'lik kâr açıklamıştı.
Bütün bunları neden anlattım; Bir zamanlar 'asrın buluşu' ve 'bütçeye hiçbir zarar getirmeyecek' diye tanıtılan Kur Korumalı Mevduat Sistemi ile ilgili yapılan son araştırma, Türk halkının ne derece büyük bir yükün altına sokulduğunu ve yaşadığı yoksulluğunun nedenini de ortaya koyuyor.
İBB’ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ‘Kamu kaynaklarının halk için kullanımında neredeyiz?’ sorusuna yanıt aramak üzere bir araştırma gerçekleştirdi. Dr. Ozan Bingöl ve Dr. Buğra Gökce’nin katkılarıyla gerçekleştirilen araştırmada, "Kur Korumalı Mevduat yüzünden kamu iki yılda 1 trilyon 58 milyar lira zarara uğradı” tespiti yapıldı.
Bu harcama ile yapılabilecek okul, hastane, öğrenci yurdu, yol, demiryolu, köprü, tünel gibi yatırımlar dikkate alındığında masraf ve israf kalemlerinin ne denli büyük olduğu da ortaya çıkıyor.
Şimdilerde ise Nureddin Nebati’nin ‘asrın buluşu’ olarak lanse ettiği KKM yükünden kurtulmak için büyük bir çaba harcanıyor.
KKM stoku Ağustos 2023’te 3.4 trilyon TL ile rekor kırmış ardından Merkez Bankası’ndan gelen düzenlemelerle gerilemeye başladı.
Özellikle 1 Ocak’tan itibaren TL dönüşümlü yeni KKM hesabı açılamaması ve mevcut hesaplarında vade sonunda yenilenememesi tasfiye sürecini hızlandırdı. KKM bakiyesi geçen hafta 1 trilyon 574.7 milyar liraya düştü.
Yani bir zamanlar 'kur'daki yükselme nedeniyle Türk lirasını kurtaracağı iddiasıyla tanıtılan sistem gelinen süreçte, bir an önce kurtulunmak istenen büyük bir kambura dönüşmüş durumda.
Peki bu sistem kime yaradı? Yani kim kazandı kim kaybetti?
Sistem iki yıldır, Türk lirası tasarruf edenlerden, Türk lirası borç alanlara bir transfer yaptı.
Yani TL borç alanlar kazandı, TL tasarruf edenler ise kaybetti.
Üstelik öyle sistemi birdenbire de kaldıramıyorsunuz. Çünkü çok ciddi bir döviz talebine yol açacağı biliniyor. O yüzden de kademeli olarak atılan adımlarla, sistemi tasfiye etmeye çalışıyorlar.
Yani, eski Bakan Nebati'nin ‘asrın buluşu' olarak tanıttığı KKM, artık ekonomimiz için tam bir 'saatli bomba.’
Bir patlarsa, yandığımızın resmidir!
Yorumlar
Kalan Karakter: