Sadece ben değil Samsun'daki birçok gazeteci arkadaşım, Çinli otomobil şirketi Chery'nin kente yapacağı söylenen fabrika konusundaki gelişmeleri yakından takip ediyor.
Geçtiğimiz cuma günü Samsun'un değerli gazetecilerinden Muammer Dilber ve Canan Yılmaz ile birlikteydik. Üç gazeteci bir araya gelince de elbette konumuz Türkiye ve kent gündemindeki ekonomik ve siyasi gelişmeler oldu.
Sohbet ilerlerken Muammer Dilber, ünlü otomotiv gazetecisi Emre Özpeynirci'nin Chery'nin Türkiye yatırımıyla ilgili yaptığı açıklamaları gündeme getirdi.
Olay şöyle; Özpeynirci'ye göre Chery'nin kendi adına Türkiye'ye yatırım yapma kararı henüz alınmamış.
Hatta Özpeynirci bu açıklamaları geçen mart ayında söylemiş de haberimiz bile olmamış.
Doğrusu ben de çok şaşırdım. Özpeynirci Chery'nin Çin devletinin kontrolünde olduğunu hatırlatırken, bir yatırım kararının verilmesi için de devletin onayının alınması gerektiğini vurguluyor.
Ya işte durum bu. Meğer Çinliler daha devletten bu yatırım için izin bile alamamışlar.
Yatırımın hala gerçekleşmemesinde Chery'nin Türkiye'de aradığı ortağı bulamaması gibi iddiaların yanında, Ticaret Bakanlığı'ndan istediği bazı imtiyazların verilmemesinin de etkili olduğu konuşuluyor.
Sonuç olarak 1 yıldır Chery'nin Tekkeköy'deki yeni OSB'ye yapacağı yatırım ortada yok. Üstelik yeri ve altyapısı bile hazır olmasına rağmen.
Bu kaçıncı hayal kırıklığı...
Bu kaçıncı fiyasko yatırım sözü...
***
Milyonlarca asgari ücretlinin merakla beklediği 2026 yılı asgari ücreti belirleyecek komisyonun ilk toplantısı geçen cuma günü yapılmıştı.
Bu hafta içinde de ikinci toplantı gerçekleştirilecek. Bu toplantıda da asgari ücretle ilgili bir rakamın ortaya çıkmasını doğrusu ben beklemiyorum.
Muhtemelen her zaman olduğu gibi üçüncü toplantıda işveren tarafı teklifini açıklayacaktır.
Bütün bunlar olurken geçen hafta Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nu ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “TİSK heyetinden, ellerini taşın altına koymalarını istedi ve altın vuruşunu da yaptı; "Hep söylerim. Kefenin cebi yok” diye konuştu.
Evet, bu söz genelde, bu dünyada kazandığını harcamaya kıyamayıp saklayıp duran insanlar için söylenir.
Yani asgari ücretli, işverenlerin insafına kalmış durumda.
O yüzden o kadar da umutlu olmayın derim.
Zaten; Merkez Bankası’nın hiç tutmayan beklenen enflasyon tahminine göre asgari ücret zammı alanlar, tahminler yukarı doğru güncellendikçe (gerçekleşme tahminleri yukarı güncelleniyor ama bu maaşlara etki etmiyor) ve artan mağduriyetleri giderilmedikçe daha da yoksullaşacaklar.
Bunun için müneccim olmaya gerek yok!
Yorumlar
Kalan Karakter: