"Finansal göstergeler iyileşiyor, piyasada yabancı payı artıyor" diyorlar demesine de reel sektörde ve dar gelirli bankalara borçlu vatandaşın ve esnafın durumu her geçen gün daha da kötüleşiyor.
Mesela ekonomide en önemli göstergelerden birisi; konut satışları. Nisan ayında da gerilemeye devam etti konut satışları. Nisan'da yüzde 11,8 azalarak 75 bin 569 konut satışı yapıldı. Bu, sadece bu yılın değil, son üç yılın en düşük satış rakam. İpotekli konut satışları da farklı değil. Bu satışlar da Nisan’da yüzde 67,5 azaldı.
Evini geçindiremeyince ya da dükkanını çeviremeyince bankalara koşan ve kredi alan vatandaş ve esnafların yanı sıra, tüketicilerin kredi kartları ödemelerine ilişkin veriler de hiç hayra yorulacak gibi değil.
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin verilerine göre bireysel kredi veya kredi kartı borcundan dolayı, yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı 2024 yılı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yükseldi.
Örneğin bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı 2024 yılı Ocak-Mart döneminde 323 bin kişi iken; aynı dönem için bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise 275 bin kişi oldu.
Risk Merkezi verilerine göre ayrıca, Mart 2024 itibarıyla bireysel kredi kartlarını da içeren bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacaklar bir önceki yıl aynı döneme göre yüzde 66 artış ile 60 milyar TL'yi buldu.
Hem bireysel kredi borcunu hem de kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı ise 465 bin 369'a ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı ise 332 bin 384 kişiydi
Bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden borcu devam etmekte olan kişi sayısı ise geçen yıllarla birlikte Mart 2024 itibarıyla) toplam 3 milyon 735 bin 531 kişiye ulaştı. Korkunç bir rakam değil mi?
Gelelim Mart ayında protesto edilen senetlere. Mart 2024’te protesto edilen toplam 16,9 bin adet senedin parasal tutarı 2,7 milyar TL oldu. Mart ayında bir önceki aya göre senet adedi yüzde 4, senet tutarı yüzde ise 33 arttı.
2024 yılı Ocak-Mart döneminde adet olarak en fazla senedin protesto edildiği ilk 5 il sırası ile İstanbul, Ankara, Konya, İzmir ve Bursa oldu. Samsun'da ise bu yılın ilk üç ayında 988 senet protesto edildi. Bu senetlerin toplam tutarı ise 72 milyon 184 bin 786 TL'yi buldu.
Bir önceki yıla göre; keşideci sayısı (tekilleştirilmiş) yüzde 2, çek tutarı ise yüzde 66 artarken; ibraz edilen çek adedi yüzde 10 azaldı. Karşılıksız işlemi yapılan çek tutarı arttı.
2024 yılı Ocak-Mart döneminde bankalara ibraz anında karşılıksız çıkan, 7,8 bin keşideciye ait 49 bin adet çekin toplam tutarı 28 milyar TL oldu.
Karşılıksız işlemi yapılan 3.503 keşideciye ait toplam 3,2 milyar TL tutarındaki 6,6 bin adet çek daha sonra ödendi.
2024 yılı Ocak-Mart döneminde, karşılıksız işlemi yapılan çek tutarının en yüksek olduğu 5 il ise sırası ile İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa oldu. Samsun'da 605 adet çek karşılıksız çıktı. Bu çeklerin toplam tutarı yani çek batağı ise 241 milyon 696 bin TL.
Bu arada bir bilgi daha vereyim. Türkiye'de İşkur'un verilerine göre kayıtlı işsiz sayısı nisan ayında 2 milyon 322 bin 919 kişi olarak açıklandı. Kayıtlı işsizlerin yüzde 49,6’sı erkek, yüzde 50,4’ü kadın.
Genç işsiz sayısındaki artış ise oldukça düşündürücü. Yine İşkur'un verilerine göre kayıtlı işsizlerin yüzde 21,2’si 15-24 yaş grubunda yer alıyor.
Bu arada ekonomide dikkati çeken diğer bir durum da satışların daraldığı konut ve otomotiv gibi lokomotif sektörlere ilişkin. Bu sektörler son dönemlerde çareyi 'takas'ta aramaya başladılar.
Konut ihtiyacı olan lüks aracını, otomobil almak isteyen de arsa veya ofisini takasa veriyor. Bazı emlak sitelerinde takas ilanları ilk çeyrekte yüzde 60'ın üzerinde artarken, oto bayileri de “gayrimenkul timi” kuruyor.
Durum finansal sektörde iyi görünebilir ama reel sektörde ve hanelerde yangın sürüyor anlayacağınız!
***
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, faiz kararını bugün açıklayacak. Faizde herhangi bir değişim yapılması için bir neden görünmüyor. Yurt içinde bugün ayrıca Mayıs ayı tüketici güven endeksi ile TOBB'un Nisan ayında kurulan ve kapanan şirketler verileri de açıklanacak.
***
Yabancı kredi değerlendirme şirketlerinin arka arkaya Türkiye için yapıkları not artışları ve olumlu puanlar, bir taraftan moral verse de, insanı işkillendirmiyor da değil hani.
Daha önce Türkiye'deki hukuk sistemini ve adaleti bahane göstererek yabancı sermayenin gelmek istemediğini iddia eden uluslararası kurumlar, bahsettikleri şartlarda bir değişiklik olmadığı halde neden olumlu konuşmaya başladılar garip doğrusu.
Sıcak paranın bir anda Türkiye'ye bu denli ilgisinin artmasının arkasında ne var acaba ne? Hadi bakalım hayırlısı…
Yorumlar
Kalan Karakter: