Enerji ve maden alanlarına yönelik düzenlemeler içeren ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilip yasalaşmasının ardından, maden şirketlerinin de yeniden harekete geçtiklerini ağustos ayında yine bu köşeden sizlere duyurmuştum.
Önce hatırlatayım; bu yasanın çıkmasının hemen akabinde iki önemli gelişme yaşandı.
İlki, Samsun'dan istediğini alamayan Kanadalı Eldorado Gold'un uzantısı Tüpraş Madencilik, bu kez Rize Fındıklı'da ortaya çıktı.
Fındıklı halkı Çağlayan köyünde gizlice taş örnekleri topladıkları belirlenen, şirket yetkililerini kovmaktan beter ettiler.
İkinci gelişme ise Samsun'da yaşandı. Yine Kanadalı maden arama şirketi Centerra Madencilik'in, maden arama çalışmaları için ruhsat aldığı ortaya çıktı.
Aradan bir ayı aşkın bir süre geçti. Bu sürede Alaçam ilçesinde köylüler, Dürtmen Dağı’nda maden aramak isteyen Kanadalı şirkete karşı tek yürek oldular.
Bravo onlara. Ben de alkışlıyorum hepsini!
Daha önce Kavak-Vezirköprü-Havza üçgenindeki Şahin Dağları'ndaki altın arama ve sondaj çalışmalarına yöre halkı adeta üzerlerine ölü toprağı serpilmiş gibi sessiz kalmışlardı.
Alaçamlılar ise topyekûn ayaktalar!
En son, Alaçamlı Dürtmen Vatan Platformu ve Alaçamlılar Dayanışması WhatsApp grubu öncülüğünde düzenlenen buluşmaya çevre köylerden de yoğun katılım oldu.
Köylüler, maden faaliyetlerinin tarım, hayvancılık ve doğal yaşamı tehdit ettiğini vurgulayarak güçlü bir şekilde “hayır” mesajı verdiler.
En doğrusunu yapıyorlar. Çünkü bu Centerra Gold, sabıkası pek de temiz bir maden şirketi değil. Haklarında ciddi iddialar var.
Centerra Gold, iki altın madeni işletiyor. Bunlardan biri Türkiye'de Kayseri Develi'deki Öksüt altın madeni, diğeri ise Kanada'daki Mount Milligan altın/bakır madeni.
Aslında şirket geçmişte Kırgızistan’da da altın madeni işletiyordu ancak birkaç yıl önce bu madeni sattı.
Kırgızistan'daki Kumtor Altın Madeni'nin, Centerra tarafından işletildiği dönemde meydana gelen kazalar, madencilik faaliyetleri kaynaklı ekolojik tahribatlar sürekli gündemdeydi.
Maden sahasındaki atık barajı sebebiyle sularda kirlilik, balık popülasyonunda azalma bölgede yaşayanların tepkisine neden olmuştu.
Altın madenini hedef alan protestolara, tehdit, taciz ve şiddetle karşılık verilince hem maden hem madene karşı çıkmak giderek tehlikeli hale gelmişti.
Madenin operasyonları sırasında çok sayıda kazanın meydana geldiği, özellikle siyanür sızıntısının sulara karışması nedeniyle binlerce kişinin zehirlendiği, ölümler yaşandığı, daha sonrasında da yüzlerce insanın tedavi görmek zorunda kaldığı iddiaları hala geçerliliğini sürdürüyor.
Başka bir iddiaya göre ise şirket, sızıntıdan sonra yaklaşık beş saat boyunca nehir suyunu içme ve sulama için kullanan Barskoon’da yaşayan 6 bin 500 kişiye haber verme zahmetinde bile bulunmamış. Barskoon köylülerinin, şirketten tazminat talepleriyle ilgili mücadeleleri yıllarca sürdü.
Gördüğünüz gibi; çevreye, doğaya, insana zerre saygısı olmayan bir şirket bu Centerra...
Üstelik bu maden araması sadece Alaçam'ı değil, Yakakent, Bafra ve Vezirköprü ile birlikte neredeyse Samsun'un tüm batısını ilgilendiriyor.
Sakın ola; bu Centerra'yı o güzelim topraklara sokmayın derim!
***
Bu ülke artık kriminal bir similasyon laboratuvarına döndü diye bir benzetme yapsam itiraz eden olacağını sanmıyorum.
Baksanıza her gün yeni bir atraksiyonla uyanıyoruz. Dün de Can Holding'in 2025 yılı mart ayında devraldığı Habertürk ve Show TV'nin yanı sıra operasyonda farklı sektörlerde yer alan 121 şirketin mal varlığına el konularak TMSF kayyım olarak atandı.
El konulan şirketler arasında Doğa Koleji, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Energy Petrol, Golden Hill otelleri, Özel Mediza Hastanesi, Vip Transport gibi önemli şirketler de yer alıyor. İdiaların temelinde kara para aklama suçlamaları var. Ne derece doğru bilmiyoruz ama büyük bir şirkete daha el konuldu. Bakalım yarın nasıl bir kriminal olayla güne başlayacağız.
***
Beklenen oldu. Merkez Bankası, politika faizinde 250 baz puan indirime giderek, faizi yüzde 40,5 seviyesine çekti. Öte yandan kurul, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 46'dan yüzde 43,5'e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 41,5'ten yüzde 39'a indirdi.
Ancak Merkez Bankası hala çok temkinli. Yapılan açıklamada da bu dezenflasyon sürecinin yani halkı fakirleştirdikçe fakirleştiren sıkı para politikasının devam edeceğine vurgu yapılıyor. Hatta eğer enflasyonda bir 'anormal' durum saptarsak yeniden faiz arttırırız imasında bile bulunmuşlar. TCMB'nin bir sonraki toplantısı 23 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.
***
Ankara 3. Asliye Mahkemesi, CHP İstanbul İl Kongresi'nin iptali davasını esastan reddetti.
Ne oldu şimdi?
Bu karar, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kayyuma ilişkin tedbir kararını etkiler mi?
Bence kesinlikte etkiler. Çünkü Ankara 3. Asliye, aslında İstanbul İl Kongresi'nin herhangi bir sıkıntı olmadığı, her şeyin usulüne uygun olduğu, her şeyin şeffaf olduğu ve 'bir şaibe olmadığı'nı tespit etmiş oldu.
Üstelik "esastan" verilmiş bir karar…
Önce biber gazlı müdahale, bir partinin il başkanlığının polis tarafından ablukaya alınması gibi skandal görüntülerle dünyaya rezil olduğumuz yetmiyormuş gibi bir de işin ekonomik faturası da yine bu halka çıktı.
CHP İstanbul il Başkanlığı kararı sonrası bir hafta içinde Merkez Bankası 8 milyar dolar sattı çünkü. Yine yüksek faizle borç alınacak yine yeniden vergiler ve yine yeniden gelsin zamlar!
Yazık bu millete diyoruz ya hakikaten yazık oluyor!
Yorumlar
Kalan Karakter: