Rivayete göre Hint İmparatoru, Perslerin başında olan İran Şahı Nevşiyan'a, hiçbir açıklama yapmadan satranç oyununu gönderir.
Oyunla birlikte gönderdiği mektupta ise sadece “Kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa; o kazanır. İşte hayat budur” der.
Pers İmparatoru İran Şahı Nevşiyan ise, durumu şaşkınlıkla karşılar. En akıllı veziri Buzur Mehir’den bu oyunu çözmesini ister. Ayrıca şah, vezirine Hint İmparatoru’na hediye etmek için yeni bir oyun icat etmesini de emreder.
Vezir, uzun bir çalışmanın ardından satrancın her taş hareketini ve oyunun tamamını çözer. Ardından 10 gün içinde tavlayı icat ederek imparatora sunar.
İmparator Nevşiyan ise tavlayı “Evet, kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa; o kazanır. Ama biraz da şanstır. İşte hayat budur” mesajıyla Hint İmparatoru’na hediye olarak gönderir.
***
Suriye’de 54 yıllık Esad döneminin, Beşar Esad’ın ülkeden kaçmasıyla son bulmasının ardından, 8 Aralık'tan bugüne kadar yaşadığımız tüm gelişmeler, tarafların yaptıkları hamlelerin 'daha ileriyi görenin' kazanacağını belirleyecek, müthiş bir satranç oyunun başladığını da ortaya koyuyor.
Hatta Suriye'deki bütün büyük devletlerin yani şahların birbirleriyle 'vekalet'ler yani piyonlar aracılığıyla oynadıkları müthiş bir satranç turnuvası izliyoruz.
***
Olayın bizi yani Türkiye'yi ilgilendiren asıl bölümü, Fırat’ın doğusunda dair.
Yani şimdiye kadar 'ABD’nin koruyucu şemsiyesi altında hayat bulan', PKK bağlantılı YPG/SDG'nin kontrolünde olan bölgeye…
HTŞ güçleri güneye, Şam’a doğru ilerledi ve o bölgeleri alırken, Türkiye’nin desteklediği SMO/Suriye Milli Ordusu (eski adıyla ÖSO) da eş zamanlı olarak önce Tel Rifat, ardından Münbiç’e doğru ilerleyerek YPG/SDG’yi bu bölgelerden çıkarttı.
Tel Rıfat ve Menbiç'in SMO'nun eline geçmesinin anlamı şu; böylece Türkiye açısından Fırat Nehri'nin batısında kalan kısımda kalan sınır boylarında fiili bir güvenli bölge kurulmuş oldu.
Yani Menbiç'ten başlayıp Cerablus, Azez, Afrin, Tel Rıfat ve İdlib hattından Antakya'ya kadar olan sınır hattı Türkiye açısından güvenli hale geldi.
Şimdi sırada Fırat'ın doğusu var. Çünkü Türkiye, bu bölgede şimdiye kadar, istediği güvenli bölgeyi tam anlamıyla oluşturamadı.
Hatırlarsanız; 2019 yılındaki Barış Pınarı Harekâtı sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Resulayn ile Tel Abyad arasında kalan yaklaşık 120 kilometrelik sınır hattını kontrolü altına almıştı.
Ancak bu bölgenin doğusunda ve batısında kalan sınır hatlarında PKK/YPG varlığı sürüyordu. Ayrıca ABD'nin de bölgede 900 kadar askeri var. IŞİD mensuplarının tutuklu bulunduğu cezaevleri ile ailelerin barındığı kamplar da bu bölgede.
Şu anda halen devam eden satranç oyununda Türkiye'nin yaptığı hamleler bu yüzden çok önemli. Oyunun tarafları Türkiye ve ABD. Bu oyuna küçük bir vekalet savaşı da denilebileceği söyleniyor. Çünkü Suriye Milli Ordusu’nun arkasında Türkiye, terör örgütü YPG/SDG=PKK’nın arkasında ise ABD bulunuyor.
Şimdi sırada ABD'nin hangi hamleyi yapacağı bekleniyor. ABD Dışişleri Bakanı Blinken'ın Türkiye ziyaretini bu açıdan değerlendirebiliriz.
ABD'nin öteden beri tezi; YPG'nin terör ögrütü olmadığı, IŞİD/DEAŞ ile mücadele eden ortağı olduğuydu. Türkiye ise YPG'nin, terör örgütü PKK'nın kolu olduğunu ayrıca DEAŞ ile mücadeleyi üstlenebileceğini devletin zirvesince de belirtiyordu.
Şimdi, Suriye’de ipleri eline alacak olan yeni yönetim, DEAŞ ile mücadeleyi de üstleneceğini duyurursa, ABD'nin bu örgütü savunmasının gerekçesi de ortadan kalkacaktır.
Yani şu anda Türkiye ile ABD arasında Fırat’ın doğusuna yönelik kritik bir süreç işliyor. Bununla birlikte, ABD'nin YPG/SDG'yi, 'terk edebileceği'ne dair işaretler de ortaya çıkmaya başladı.
Suriye'de rejiminin yıkılmasının ardından, Türkiye'nin hamleleriyle oluşan dalgalar, Fırat’ın doğu kıyısına artık daha şiddetli vuruyor. Ancak yine de bir hatırlatma yapmakta yarar var:
Ne diyordu Pers kralı Nevşiyan;
“Evet, kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa; o kazanır. Ama biraz da şanstır. İşte hayat budur.”
YOK ÖYLE ÜÇ KURUŞA BEŞ KÖFTE!
Son günlerde Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili olarak çıkarılan yeni yönetmeliğe karşı, bir kısım sanayicinin tepki gösterdiğine dair haberler yayınlanmaya başlandı. Bu yönetmeliğin değiştirilmesi için, anladığım kadarıyla bir 'lobi' oluşturulmuş.
Türkiye'de şu anda 400 OSB var. Samsun'da ise 7 tane olduğunu biliyorum. Yenileriyle birlikte 10'a çıkarılması hedefleniyor.
Yeni çıkarılan bu yönetmelik, Samsun'daki OSB'leri de de yakından ilgilendiriyor.
Çünkü halihazırdaki OSB'lerden fabrika yapmak üzere, her türlü kolaylıklardan yararlanıp parsel aldıkları halde, aradan yıllar geçse de tek bir çivi çakmayanlar ya da göstermelik olarak inşaata başlayıp yarım bırakanlar bile olduğunu biliyorum.
Yeni yönetmelik, işte bunlarla ilgili; OSB'lerde tahsis aldığı halde, süresi içerisinde yatırımın tamamlanmaması halinde bu arsaların geri alınmasını öngörüyor.
'İtirazcılar lobisi' bu düzenlemeye karşı çıkıyorlarmış. Umarım çabaları fayda sağlamaz. Çünkü OSB’lerin ana felsefesi neydi? Üretim yapan sanayiciye uygun yatırım alanı kazandırmak.
Yoksa birilerine devletin arazilerinin "beleş peşkeş" dağıtılması değil elbette!
Süresi içerisinde yatırımını yapmamış ya da yapamamışsan aldığın tahsisi tabi ki, OSB'ye iade edeceksiniz.
Yok öyle üç kuruşa beş köfte!
SURİYE'DE SATRANÇ MI TAVLA MI? YOKSA İKİSİ DE Mİ?
Yayınlanma :
16.12.2024 08:28
Güncelleme
: 16.12.2024 08:28
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: