Türkiye'de kamuda birçok kez, tasarruf paketi açıklandı.
Dün Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan en son tasarruf paketiydi.
Diğerlerinden farkı benim görebildiğim daha kapsamlı olması ve bu pakete uyulmaması halinde hem idari hem de para cezası olarak 'yaptırım' uygulanacağının belirtilmesi. Ayrıca tüm kamuyu kapsayacak olması açısından bir farklılık var.
Kısıtlamalardan muaf tutulan alanlar ise deprem harcamaları, savunma, güvenlik ve bazı sağlık harcamaları. Bunların haricinde kamuda tüm alanlar bu paket kapsamında yer alacak.
Pakette benim en çok dikkatimi çeken bölümlerden birisi paketteki '3 yıl' vurgusu oldu. Aslında paket beklentilerin çok üzerinde katı önlemler var.
Kamuya 3 yıl boyunca yeni araç alınmamasından tutun da yabancı menşeli araç alımına yasak getirilmesi, araç kiralamalarına kademeli olarak son verilmesi, yeni bina yapımı ve kiralanmasına izin verilmesi, yeni sosyal tesis alımı ve yapımının yasaklanması, verimsiz harcamaların 2025'ten itibaren sonlandırılması, demirbaş alımlarının 3 yıl süreyle durdurulması gibi oldukça dikkat çekici önlemler yer alıyor.
Ancak bunlar içinde benim için en önemlisi 3 yıl boyunca kamuya emekli olanların sayısı kadar personel alımına geçilmesi. Halen kamuda çalışan sayısının 5 milyon 200 bin kişi olduğu biliniyor. Bu tasarruf paketiyle birlikte kamuya emekli olanlar haricinde yeni personel alımı yapılmayacak.
Bunun diğer bir anlamı özellikle atama bekleyen öğretmenlerin durumu. En son 20 bin öğretmen alımı açıklayan devlet öyle görünüyor ki önümüzdeki süreçte bu sayıda bile bir öğretmen ataması yapmayacak. İşin bu yönü, hayli can sıkıcı. Hali hazırda 1 milyona yakın mezun öğretmen adayının atama beklediği düşünüldüğünde, önümüzdeki 3 yıl için umutlar bir kez daha tükenmiş görünüyor.
Peki, bu açıklanan tedbirlerin bütçedeki karşılığı ne olacak? Maliye Bakanı Mehmet Şimşek dünkü toplantıda bu alanda bir açıklama yapmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son Bakanlar Kurulu toplantısında tasarruf tedbirlerinin karşılığının 100 milyar lira olduğunu belirtmişti. Şimşek'in açıkladığı pakette ise bu 100 milyar liralık tasarrufun hangi kalemlerden nasıl elde edileceğine ilişkin herhangi bir bilgi verilmedi.
Bu paketin enflasyona ve reel sektöre bir etkisi olacak mı? Ben kısa vadede herhangi bir etkisinin olmasını beklemiyorum. Zaten 3 yıl gibi bir süre verilmesi de bunu gösteriyor. Şu anda bütçe açığı 1.7 trilyon lirayı bulmuş durumda. Önümüzdeki süreçte bütçe açığında bir miktar da olsa azalma olması halinde paketin etkilerinin ortaya çıkmaya başladığını söyleyebileceğiz ama bunun görülmesinin de kısa vadede olacağını hiç düşünmüyorum.
Gelelim yapısal reformlara. Bu konuda Mehmet Şimşek vurgu yapsa da herhangi bir önlem açıklamadı. Belki başka bir paket halinde bu yapısal reformların neler olduğu açıklanabilir.
Ayrıca işin bir de mali reformlar yönü var elbette. Bu noktada vergi yani gelirler politikasının da gözden geçirilmesi gerekiyor. Piyasanın beklediği vergi kurallarının değişimi söz konusu olacak mı. Bunun için başka bir paket açıklanacak mı? İşte bu sorunun yanıtını almamızın da çok gecikeceğini sanmıyorum.
Sonuç olarak kamuda tasarruf konusu daha önce de sık sık gündeme gelen ama iyi niyet mektubundan öteye geçmeyen yani hiç uygulanamayan bir alan. Bu kez farklı olacak mı? Hadi 1 yıl amam da 3 yıl gibi bir zaman aralığını düşündüğünüzde, bana hiç de 'olur' gibi gelmiyor!
Yorumlar
Kalan Karakter: