Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nın yıllar önceki bir meclis toplantısında, bazı olumsuzluklar yaşadığımız Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, sağolsun o gün yaşananlardan bir hayli üzülmüş olmalı ki o günden bu yana her sıkıntılı günümde mutlaka arar halimi hatırımı sorar, iyi dileklerini iletir. Sağolsun.
Ne yazık ki böyle durumlar biz gazetecilerin sık sık başına gelen olaylar. Aslında kişisel hiçbir sorunumuzun olmadığı yöneticilerle, yazdığımız haberler nedeniyle karşı karşıya gelebiliyoruz.
Neyse… Konumuz eski defterleri açmak değil elbette. Sayın Murzioğlu önceki gün bir yazılı açıklama yaptı, İSO’nun 2024 raporuna göre Türkiye'nin İkinci 500 Sanayi Kuruluşu arasına girmeyi başaran Samsunlu altı firmayı kutlayarak, başarılarının devamını diledi.
Bu firmalarımız Unsan Un San., Sürsan Su Ürünleri, Özyılmaz Fındık, Vezirköprü Orman Ürünleri ve Kâğıt San. A.Ş., Atalay Fındık San. ve Kavçim Çimento. Bu firmalarımızın yöneticilerini ben de kutluyorum.
Nasıl kutlamayalım;
Konkordatolar artıyor,
iflaslar artıyor,
karşılıksız çek oranı artıyor,
hacizler artıyor,
işsizlik artıyor,
ülkeye yatırım gelmiyor ya da olan yatırımlar ülkeden kaçıyor.
Bakın bu ülkede işsizlik dalgasının ilk halkaları bile görülmeye başlandı.
Bu yılın sadece ilk 5 ayında işsizlik maaşına başvuran kişi sayısı 717 bin 149 oldu. Gerçi bunların yarısı İşKur'dan tek kuruş yine alamadı ama geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 12.
İşin daha da vahimiyse işini kaybedenlerin yüzde 58'i 25-39 yaş arasında.
Biz yine de Türkiye'nin İkinci 500 Sanayi Kuruluşu arasına girmeyi başaran firmalarımıza geri dönelim.
Çünkü bu firmalarımızın karlılıklarını incelediğimizde, Sayın Murzioğlu'nun söyle-ye-mediği madalyonun bir de görünmeyen kısmı ortaya çıkıyor.
Şöyle ki;
İSO İkinci 500’de üretimden satışlardaki reel gerileme üst üste 3’üncü yıla girerken, zarar eden kuruluş sayısı yüzde 121 artarak 159’a çıkmış durumda. Ayrıca faaliyet karının yüzde 81’i ise finansmana harcanmış.
İSO'nun araştırması başta finansman olmak üzere zorlu faaliyet koşullarının etkisinin ağırlaştığı 2024 yılında KOBİ’lerin zorlu bir sınav verdiğini de gözler önüne seriyor.
Buna göre, İSO İkinci 500’de üretimden satışlar 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 41 artışla 1 trilyon 393 milyar liraya çıkarken, artış oranı son üç yılın en düşüğü.
Ayrıca İSO İkinci 500’de karlılık da sert bir şekilde düşmüş. Satışlardaki zayıf performansın yanı sıra maliyetlerde gerçekleşen yüksek artışlar faaliyet karlılığını da olumsuz etkiledi.
Bütün bunların anlamı şu:
Türkiye'nin sanayide en büyük kuruluşları dahi, mevcut ekonomik durum karşısında her geçen gün dibe doğru çekiliyor.
Satışlarda zayıf performans, maliyetlerde yükseliş ve karlılıkta bozulma…
İSO'nun bu araştırması 2024'e ilişkin. Varın ilk yarısını tamamladığımız 2025'de ne olmuştur gerisini siz düşünün!
Bir bilgi daha vereyim; Türkiye'nin satınalma yöneticilerinin eğilimlerini ölçen İSO Türkiye İmalat PMI, 2024 Nisan verisinden bu yana kesintisiz bozulma eğilimi gösteriyor.
Son olarak, haziran ayında 46,7 ile pandemi dönemindeki verilere yaklaştı. Bu koşullarda yüksek faiz döneminin uzaması, KOBİ'ler üzerindeki baskının daha da ağırlaşmasına yol açıyor.
Acı reçetenin ekonomik ve sosyal sonuçları her kesimde sıkıntıları iyice artırırken gözaltı ve tutuklamalarla durum daha da kötüye gidiyor.
Artık bu sarmaldan çıkmak için şu sıra tutunacak tek dal ise, 'anlamlı' faiz indiriminin beklendiği Merkez Bankası kaldı!
Yorumlar
Kalan Karakter: