Samsun'da Milli Mücadele'nin simgesi Atatürk Parkı'ndaki Onur Anıtı'na yönelik saldırının yankıları hala sürüyor.
Anıtı yıkmak isteyen iki kişiyle ilgili adli süreç devam ediyor. Bir kez daha hatırlatmakta fayda var; bu iki kişinin 'sarhoş' olarak nitelendirmekten çok daha öte amaçlarının ve bağlantılarının bulunması çok önemli. Sadece 'Atatürk'e hakaret' suçlamasıyla bu işin arkasındakilere ulaşmak mümkün değil.
Diğer taraftan Valilik, emniyet ve belediyeler ortak bir çalışmayla anıtın çevre düzenlemeleri konusunda nihayet harekete geçtiler.
Geç kalınmış olsa da olumlu bir gelişme.
Yeni alınan kararlar kapsamında örneğin Onur Anıtı’nın güvenliği için Atatürk Parkı'na araç giremeyecek.
En önemlisi de güvenlik kameraları. Zaten bu parkı 24 saat izleyen bir MOBESE kameralarının olmaması şaşılacak bir durumdu.
Birkaç metre ilerisinde seçim mitinglerinin yapıldığı Cumhuriyet Meydanı bulunan, etrafında Samsun Valiliği'nden, Bölge İdare Mahkemesi'ne Büyükşehir Belediye Meclis binasından Subay Gazinosu'na kadar birçok kamu binasının olduğu, Samsun'un işlek caddelerinden birisi olan Atatürk Bulvarı ile Cumhuriyet Caddesi arasındaki bu parkın neden şimdiye kadar izlenmediği de ayrı bir merak konusu.
Şimdiye kadar kötü bir olayla karşılaşmadıysak, doğrusu verilmiş sadakamız varmış desem yeridir.
Neyse ki bu 'provakatif' olay herkesin aklını başına getirmiş de nihayet gereken yapılıyor.
Bu arada Mimarlar Odası Samsun Şubesi'nin de bir önerisi var. Ulusal ölçekte yapılacak bir mimari yarışma ile parkın yeniden ele alınmasının anlamlı olacağını belirtiyorlar.
Sonuna kadar haklılar.
Kent için böylesine değerli bir eserin güvenliğinin sağlanmasının yanında, daha da görülebilir bir duruma getirilmesi, 19 Mayıs kenti Samsun'a çok yakışacaktır.
Cumhuriyet'in 100'üncü yılında, Samsun için böyle bir düzenleme Türk ulusuna verilecek en güzel hediye olacaktır!
*** *** **
Son dönemlerde konut fiyatları almış başını gidiyor. İnsanlar artık konut satın alamayacak bir durumu geldiler.
Buna bağlı olarak konut satışları da düştü. Uzmanlar bu durumun şubat ve mart aylarında da devam edeceğini belirtiyorlar.
Gıda fiyatlarının yanında konut sektöründe de bir müdahalenin olması gerektiği ortada.
2020'de genişleyen yüksek kredibilite ve yüksek talep nedeniyle, enflasyona koruma aracı olarak sunulan konuta 2021'de yüksek bir talep oluşmuş ama bu durum konut fiyatlarını tırmandırmıştı.
Öyle bir noktaya geldi ki, marketlerdeki gıda fiyatları gibi an be an değişen konut fiyatları ile karşı karşıya kaldık.
Şimdi yapılması gereken konutta da hani o çok bahsedilen 'köpük' olayı var ya işte o köpüğün mutlaka alınması gerekiyor.
Türkiye'de inşaat sektörü, neredeyse tüm sektörlerin adeta dinamosu durumunda. Tıpkı gıdada olduğu gibi bu sektörde de hem maliyetlerin düşürülmesi hem de konut fiyatları üzerindeki yükselişin geri çekilmesi için adımlar atmak gerekiyor.!
Yorumlar
Kalan Karakter: