ABD Başkanı Donald Trump'ın 8 Ağustos Cuma günü Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı Beyaz Saray'da ağırladığı görüşmede, gündemdeki en önemli konulardan biri Zengezur Koridoru'ydu.
ABD'nin girişimleriyle iki ülke arasındaki müzakereler hızlandı ve iki ülke ABD'Deki görüşmede Zengezur Koridoru hakkında bir anlaşma da imzaladı.
Bu anlaşayla Zengezur'un mülkiyeti Ermenistan'a, 100 yıllık işletme hakkı ABD'ye verildi. Bu anlaşmayla Ermenistan ve Azerbaycan'ın barıştığı ilan edildi.
Yanu bu bölgede artık Rus emperyalizminden ABD emperyalizmine geçiş yapılmış oldu.
Türkistan- Türkiye ticaretinde zorunlu olarak kullanılan İran ve Gürcistan yolu devre dışı bırakıldı.
Azerbaycan Nahçıvan bağlantısı ve Türkiye Azerbaycan bağlantısı açıldı ama bu yolun kontrolü ABD emperyalizmine verildi.
ABD, Türkiye Azerbaycan ticaretini denetleme ve yol geçiş ücreti alma hakkı kazandı.
Anlaşmaya uyulmazsa tıpkı Rusya gibi bu defa ABD müdahale hakkı(yani çökme hakkı) aldı.
Zengezur Koridoru zaten kapalıydı. Şimdi açıldı ama ABD kontrolünde ve Ermenistan'a ait olarak.
Sömürgeci Rusların bölgeden çıkarılması iyi oldu ama ama onların yerine ABD'nin geçmesi, köprü başını tutmuş ayının değişiminden öteye bir anlam taşımıyor.
Türkiye- Azerbaycan ve Türkiye -Türkistan ticaretinde havadan bir komisyoncu rantiye oturtulmuş oldu köprü başına. Bu komisyoncu artık geçenden de geçmeyenden parasını alacak.
Kısa vadede bu anlaşma ile Rusya ve İran kaybeden, Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye ve ABD kazanan gibi gösteriliyor. Kısa vadede Türkiye- Azerbaycan, Türkiye- Türkistan , Türkiye- Ermenistan ticaretine olumlu yansıyabilir. Türkiye bir süre buradan kâr elde edebilir. Ancak uzun vadede Türk Devletleri Teşkilatı için ve Türkiye - Türkistan bağı için herşeyi ABD'ye bırakması dolayısı ile olumsuz olacaktır.
Böylesine önemli bir konu ABD'nin inisiyatifine bırakılmamalıydı. Demek ki bir çıkmaz durumu var. Azerbaycan, Rus sömürgeci rejimine karşı çaresiz kalarak ABD'ye yanaşmak zorunda kalmış olmalı.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye'yi de çaresiz bırakmıştı Stalin faşizmi. Türkiye NATO ve ABD emperyalizmine Rus baskısı sonucu teslim olmuştu.
Atatürk yaşıyor olsa idi, Rusya ile savaşı göze alır ve Stalin faşizmine karşı Türk dünyasının topyekün savaşına dönüştürürdü bu Rus sömürgeciliğinin tehdidini.
Daha doğrusu Atatürk yaşıyor olsaydı Stalin emperyalizmi Türkiye'den toprak istemeye cesaret edemezdi. Rus faşizmi, bu sefer de Azerbaycan'ı ABD sömürgeciliğinin yanına itti. Türkiye'nin dönemsel durumu da Azerbaycan'a yeterli desteği verebilir görünmedi demektir bu.
Yorumlar
Kalan Karakter: