Soru ilk bakışta bir kısım insana anlamsız gelebilir fakat Amerikalı Yazar Mark Twain’in (1835-1910) şu sözü sorudaki perdeleri kaldırıyor; insan hayatında iki önemli gün vardır, doğduğun gün ve neden doğduğunu anladığın gün.
Bir kısmımız hayatın doğup büyüyüp ahirete varmaktan ibaret bir yolculuk olduğunu düşünürken, bir kısmımız da bu süreci kendini keşfederek geçirmenin yolculuğu taçlandırdığı savunur. Her iki düşünce yapısı da özneldir ve bu da geçerliliklerini değişken yapar.
Özellikle Z kuşağındaki dostlarımla sohbet ederken bu konuya değindiğimde aldığım yanıtlar beni biraz şaşırtıyor açıkçası. Neden doğduğunu anladın mı sorusuna genellikle edindikleri ya da eğitimini aldıkları meslekleri ile yanıt veriyorlar. Birçok genç dostumuz mesleklerini icra edebilmelerini hayatları idame ettirmelerinin önemli bir parçası olarak görüyor ve tanımlamalarını buna göre yapıyor. Tabii ki kişinin mesleği ve işiyle olan bağı kendini ifade etmesinde önemli rol oynar lakin ‘neden doğduğunu anladığın gün’ tabirini net olarak tanımlamaya yetmeyebilir. Bunu ifade etmeye yetecek büyük heves ve bağlılık içeren meslekleri seçmek bu noktada önemli adımdır. Kişinin neden doğduğunu, neyi yaparak kendini tamamlamayı başarabileceğini erken keşfetmesinin tüm zorluklara rağmen ideallerine ulaşmasında önemli katkısı olduğunun en net kanıtlarından biri Mustafa Kemal Atatürk’tür şüphesiz. Bu sebepten için değil midir tüm dünyanın Mustafa Kemal Atatürk’e hayranlığı?
Üniversite öğrenciliği yıllarımda ufak adımlarla başladığım iş hayatım neredeyse 22 yıla ulaştı. Bu süre içinde birçok farklı eğitim seviyesinden, meslek ve unvanda insanla tanışma şansım oldu. Bu kişiler sermayedarlardan, beyaz yakalılardan, mavi yakalılardan, üst düzey yöneticilerden oluşuyor. Hayat hedefini hayat amacından ayıramama, kendini doğru tanıyamama-tanımlayamama karmaşasının her iş alanında görülebilir bir husus olduğuna yakından tanıklık ettim, ediyorum. Tabi ki bu işle ilgili kısmı, bir de aile ve sosyal hayat alanı var konunun lakin bu kısım kapitalizmin acımasızlığına yenik düşmüş durumda. Hayat mücadelesi adını verdiğimiz hal tanımlamayı dünyadan ayrılana kadar yapacağımız işi seçmiş olmayla eş değer görmemize neden olabiliyor. Eğitim sistemimizin öneminin kendini bir kez daha belli ettiği noktalardan biri daha…
Eğitmenlik sürecimde de özellikle gençlere mentörlük yapmayı sevdiren nokta da bu alanda fayda sağlayabilmek.
Hem sosyal hem iş hayatı deneyimimde kendini keşfetme yolculuğuna nereden başlayacağını bilemediği için yıllarını kaybetmekten yakından çok insan tanıdım. Ufkuma dokunanlar hiçbir şey için geç olmadığını düşünerek kendini daima yeniliğe, keşfetmeye, öğrenmeye ve öğretmeye açık tutanlar oldu! Bu keşif süreci sizi bambaşka bir yolculuğa çıkarabilir, hayatınızın rengini değiştirebilir. Edebiyat tarihi 50 yaşından sonra yazmaya başlayıp dönemine damga vuran isimlerle doludur, tüm bu isimlerin yanında yazmaya çok erken yaşta başlayan ve çok erken yaşta bırakan yazarların sayısı da ciddi seviyededir. Bu örnekler spor, iş, sanat dünyasında ciddi sayılardadır. Mesele sizin hangisi olmayı istediğiniz ve neleri ortaya koyacağınızdadır. Burada kendini tanımak, hayat amacımızı hayat hedefimizden ayırmak kritik nokta olarak çıkar karşımıza...
Yunus Emre “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmez isen bu nice okumaktır” derken kendini tanımlamanın, kişinin en net tabiriyle kendi özünü fark edebilmesinin ilimdeki yerini izah etmiştir. Bu tanımlamaların hayatımızın genel seyrine etkisi tartışılamayacak kadar önemlidir.
‘Neyi yaparak mutluyuz’
‘Neyi yaparak kendimiziz’
Ne değerli sorular öyle değil mi?
Üniversite yıllarında bir dergide karşıma çıkan çok değerli bir söz aydınlattı yolumu, şöyleydi: “Hayat bir oyundur, seyirci değil, oyuncu ol.”
Kendi hayatımızın başrol oyuncusu olduğumuz, kendimizi doğru ve net tanımlayabildiğimiz, hayat amacımızı ve hayat hedefimizi doğru belirlediğimiz aydınlık ve güzel günlerle dolu sağlıklı bir hayatımız olsun. Bunu nasıl yapabileceğimizle ilgili de yazılarım olacak gelecek günlerde.
Sağlıcakla kalın. Esenlikler dilerim.
Yorumlar
Kalan Karakter: