Dostlarım,
Yazıyorum, çiziyorum…
Yetkililere sesimi duyuramıyorum…
1978’den bu yana dünya seyyahıyım. Özellikle Avrupa’yı, param olduğu halde otostopla gezdim; diğerlerini ise uçakla…
Resmî makamlar, benim gibi kişileri “başka diyeceğin yok mu?” der gibi, abidik gubidik fikir sahibi kişiler gözüyle bakıyor.
İsrail, küçük yüzölçümüne rağmen yeraltının 15-20-30-50 kat altında yaşam alanları kurmuş. Böylece yüzölçümünü toplamda bir o kadar, zemin kullanım alanını ise kat kat büyütmüştür. Çok zengin görüntüsündeki Dubai gibi küçük Körfez ülkeleri ise bu konuyu hiç düşünmemiş…
Aslında buraları inşa eden İngiliz mühendislik firmaları, kasıtlı olarak yeraltına girmemiş olabilir.
Konuya dönecek olursam…
Eğer yer altında bu kadar geniş kullanım alanı yaratmışsanız, nükleer silaha da çok gerek kalmaz.
Güçlü siren sesiyle insanları sığınaklara alır, topyekûn korunma sağlarsınız.
İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika, Japonya, Çin gibi yüzölçümü küçük ama nüfusu yoğun ülkeler ile Moskova gibi metropollerde, derin U-Bahn’lar ve metro sistemleri adeta yeraltı yaşam alanlarına, metro sitelerine dönüşmüş durumda.
Neden dersiniz?
İsrail, yeraltı katmanları arasında yaşamayı belki de Kur’ân’daki Ahzâb-ı Kehf (Ashâb-ı Kehf) hikâyesinden esinlenerek uygulamış olabilir…
Bilemem ama yüzölçümü küçük ülkeler için en akıllıca çözüm bu gibi görünüyor.
Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Mısır gibi toprak yüzölçümü geniş, nüfus yoğunluğu görece düşük ülkelerde ise siyasi erk, 75 yıldır bu konuyu es geçmiş durumda.
Nükleer silahınız yoksa, yeraltında yaşam alanları oluşturacaksınız!
Mevcut nükleer silahların yakıcı ve tahrip edici gücünü her milletvekili, her siyasi erk, her yerel belediye başkanı ve daire amiri bilmelidir.
Üniversitelerden NBC (Nükleer, Biyolojik, Kimyasal) hocaları Meclis’e ve yerel kurumlara görevlendirilerek eğitilmeli, bilgi sahibi kılınmalıdır.
İsrail’in hem nükleer silahı var hem de yeraltı kat kat yaşam alanları oluşturmuş. Bu yüzden ne Birleşik Devletler’in ne de Çin’in nükleer gücü İsrail’e ve halkına hiçbir şey yapamaz.
Kendilerinin kabadayılığı buradan gelir.
6. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Kapadokya’daki Derinkuyu Yeraltı Şehri’ni (Çardak Vadisi’ndeki 8 katlı savunma ve yaşam alanı) Google’da aratıp gezmeden görenler, işin vahametini anlayamaz.
Kader, kader deyip durmayalım!
T.C. 2027 Bütçe Kanunu’na ödenek konulup ihaleler yapılmalı.
Haydi tüm Türkiye’deki dozerler, iş başına…
Yorumlar
Kalan Karakter: