Musevi ve Hristiyan din kökenli ülkelerde istihbarat kurumları neden çok güçlüdür?
Rivayet olunur ki…
Üstlerinden Hz. İsa’yı yakalayıp öldürme emrini almış, güçlü kuvvetli Spartaküs vari Romalı kiralık asker, bir gece öncesi Hz. İsa ile aynı masada yemek yemiş, Hz. İsa’ya içinden inanmayan ama inanıyormuş gibi yapan 13’üncü havarisine (hain damgalı) demiş ki:
“Ben onu sokakta görsem tanımam; nasıl yakalayabilirim ki?”
13’üncü Havari:
“Sen, ben, o (Hz. İsa), sokakta kalabalık da olsa karşılaştığımızda, ben İsa’nın (din teröristi) yanına gideceğim. Ona sarılıp/kucaklayıp yanağından öpeceğim. Öldüreceğin ya da yakalayacağın kişi odur…”
Museviler ve Hristiyanlar için, dinler tarihine yön vermiş en güçlü hain, 13’üncü havari olan bu şahıstır.
Her Musevi’nin ve Hristiyan’ın aklına/beynine, bu hikâye çocukluktan itibaren kazınır.
Bilindiği gibi, 13 rakamının da uğursuz addedilişi buradan gelir.
Şimdi, bu hainliği beynine kazınmış Yahudi ya da Hristiyan bir toplumu/devleti, bir savaşa tutulacağı zaman, kaç tane, kaç yüz tane, kaç bin, kaç yüz bin adet haini olmadan, 20-30 yıl öncesinden yanak öpeceği adamı ayarlamadan savaşa girebileceğini sanmak saflık olur.
Musevi ve Hristiyan tüm din mensubu toplum/devlet fertleri, Hz. İsa’nın başına bu olayın geldiği M.S. 26 yılından bu yana, küçüğünden büyüğüne, bunu bir öğreti olarak öğretirler ve istihbarat olayını çok çok önemserler.
Bu olayı da sürekliliğe ve alışkanlığa dönüştürmüşlerdir.
Museviler, bunun için Masonik yapıyı, dünyayı numaralı bölgelere bölerek bu hizmeti sağlarlar.
Birçok aydın kimse de bilir/bilmez bu hizmetin değirmenine su taşır.
MOSSAD, CIA, KGB, MI6, BND vb…
(YÖP) Yanak Öpen Personelinin çokluğunu, şimdi daha iyi anlaşılıyor mu?
Kendimize gelelim…
Hain kullanılmadan, hiçbir savaş kazanılmaz.
Yorumlar
Kalan Karakter: