Google’da yazıyor:
Ali Rıza Sergen Yalçın (d. 5 Kasım 1972, İstanbul), Türk futbolunun en yetenekli orta saha oyuncularından biri olarak kabul edilen eski millî futbolcu, teknik direktör ve spor yorumcusudur. 30 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla Beşiktaş JK teknik direktörlüğü görevini üstlenmiştir.
Ben, 1963 yılından beri, erkek çocuklarda adet olduğu üzere merhum Şahin Ağabeyimin gazıyla Beşiktaşlı oldum. Yıllardır ligde şampiyon olamadık. Yüzümüz gülmedi. Şampiyonluk kupasını takımca kaldırdığımız sezonlar sayılı. “Bu yıl olmadı, gelecek yıl görürsünüz” diye diye yılları geçirdik. BJK’den intikamımı da elimde büyüttüğüm oğlumu Galatasaraylı yapmakla aldım. Gelelim Ali Rıza Sergen Yalçın’a…
Futbol zekâna ve kabiliyetine kimse su dökemez. Bunu ben değil, yıllardır ligleri takip eden tüm futbol severler söylüyor. Futbol dışı özel hayatın ise tamamen sana aittir. Maçta çıkar, futbolunu oynar ve çıkardın.
Bir gün Beşiktaş’ın teknik direktörü olacağın günleri sabırsızlıkla bekledik. Diğer kulüplerdeki başarılarını ve zorluklarını takip ettik, olgunlaşmanı izledik. Maddi sıkıntı yaşayan Beşiktaş’ta paradan feragat ederek görevi kabul etmen de cabası.
Senin dönemlerinde de yabancı teknik direktörlerin geldiği dönemlerde de kulüp, futbolda istikrarlı ve kalıcı bir başarı grafiği yakalayamadı.
Lafı uzatmayayım. 2001 yılında Silivri’li ilk eşim kan kanserinden vefat ettiğinde geride 20 aylık bir erkek çocuk bıraktı. Çok yaşlı annemin refakatinde tek başıma o çocuğa 1,5 yıl sevgiyle baktım. O çocuk şimdi Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat. Belki bu yüzden güzel geçen çocukluk yıllarım ve insan sevgisi bana “Anneler Günü”nü her zaman çok anlamlı kılıyor.
Geçen yıl Türkiye Ligi’nde görev yapan iki Alman teknik direktörün ayrılırken yaptığı açıklamalar çok önemliydi. Biri diğerine şöyle demişti: “Türkler çok duygusal. Futbolculara bol bol dokun, oyundan çıkarken sırtlarına vur, yüzlerini ellerinle okşa, yanaklarından makas al. Başarılı hareketlerini sahada ve kenarda alkışla. Bunu hem antrenmanda hem maçta sürekli yap.”
Sen futbolculuğunda Beşiktaşlıların ve tüm Türk seyircisinin sevgilisiydin. Saha dışı yaramazlıklarına tahammül edemeyenlere “Futbolumu oynar, çıkar giderim” derdin. Ama şunu unutma: Senin kadar yetenekli olmayan yerli ve yabancı futbolculardan aynı gerçekçiliği bekleyemezsin. Özellikle Afrika’dan, Avrupa’dan, Güney Amerika’dan gelen oyuncular, baba şefkati gösteren, dokunan bir teknik direktöre sevgiyle bağlanır. Bu bir zaaf değil, insani bir ihtiyaçtır ve doping etkisi yaratır.
Futbolcularla aranda karşılıklı sevgi bağı yok denecek kadar az. En azından televizyon görüntülerinde bunu göremiyoruz. Oyundan çıkan kaptan Orkun Kökçü’yü alkışlayıp yanağına makas kondurduğunu, kucakladığını ya da Oh’a Korece birkaç iltifat ettiğini maalesef hiç görmedik.
Kendi kendine “Türkiye’de benden iyisi yok” türünden bir kibir, maalesef her yanını sarmış gibi duruyor. Evet Sergen yeğenim, futbol zekâsında ve stilinde senden büyüğü yok. Ama oldukça alçakgönüllü olmak da sana çok yakışacak. Bu duygu, kariyerini bambaşka bir seviyeye taşıyacaktır. Son zamanlarda bu kibir, ruhunda fırtınalar estiriyor. Ne hakemleri, ne rakip teknik direktörü, ne de rakip oyuncuları tebrik ediyorsun. Maç bitince doğru soyunma odasına kaçıyorsun. Avrupa maçlarını izlemiyor musun? O centilmenlik görüntülerini görmüyor musun? Bu tavır, Beşiktaş taraftarı olarak bizi de rahatsız ediyor.
Beynini sarmış bu kibir ve sevgisizlik duygusunu, ruhunu ve iç dünyanı; seni ve seninle özdeşleştiğimiz Beşiktaş hatırına yenile. Unutma, biz insanlar ve futbolcular, atlardan çok daha fazla sevgi dokunuşuna muhtacız.
Seni çok seviyoruz Ali Rıza Sergen Yalçın.
Yaşasın Beşiktaş! Bu yılki lig liderliği ve şampiyonluğu için Galatasaray’ı da kutluyorum.
Not:
Spor camiasından ortak tanıdıklarımız (Sinan Engin, Mehmet Özdilek, Kadir Akbulut, Rasim Kara, Hayri Ülgen, Fatih Terim, İbrahim Tatlıses vb.) bu yazıyı görürlerse, lütfen Sergen Hocam’a ulaştırsınlar. Sergen Hocam, bu iyiliğimi unutma. Samsun’a gelirsen ara, sohbet ederiz!
ALİ RIZA SERGEN YALÇIN’A AÇIK MEKTUP
Yayınlanma :
13.05.2026 09:04
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: